Genckalem.OrG | Türkiye'nin Özgür Geleceği için...

Yüce Sevdalar Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Yazar Filiz Konca   
Cuma, 31 Ağustos 2007

Doğru yolda yürümeyi, kolaylığı ve dengeli olmayı iman esasına dayanan bir hayat sağlar. Allah’a dayanan yıkılmaz. Allah’ın koyduğu ilahi kanunlara, dine, emir ve yasaklara karşı gelip, alternatif uydurmaya çalışmak, zorluktur, ikide bir tökezleyip düşmektir, sapıklıktır.

Maide suresinin 44. ayeti: (...Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.)

Ötede sıratı rahat geçecek olanlar burada sırat-ı müstakîm üzere bir hayat yaşayanlardır. Buradaki sorumluluklarına önem vermeyenler, vazifelerini aksatanlar berzahta ve sıratta aksayarak, seke seke yürürler.

Muhammed suresi: 7- Ey iman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar.

Tevbe suresi: 24 - Onlara de ki; eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, kadınlarınız, akrabalarınız, kabileniz, elde ettiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız evler ve meskenler, size Allah ve Resulünden ve Allah yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah böyle fasıklar topluluğuna hidayet nasip etmez.

   Bizim Allah’la irtibata karşı gösterdiğimiz hassasiyetten daha önemli herhangi bir amacımız, beklentimiz olmamalı. Allah’la irtibatı olmayan bir kimsenin doğru dürüst bir çizgide yürüyeceğine ihtimal verilemez. Allah’a sığınınca çözülemeyecek hiçbir problem kalmaz.

Al-i İmran:132- Allah ve Peygambere itaat edin ki, size de merhamet edilsin.

 Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
"İstemeyenler dışında, ümmetimin tamamı cennete girer" buyurdu. Bunun üzerine:
- Ey Allah’ın elçisi, cennete girmeyi kim istemez ki? denildi. Peygamber Efendimiz:
- "Bana itaat edenler cennete girer, bana karşı gelenler cenneti istememiş demektir" buyurdu.
Buhârî, İ'tisâm 2

    Kalbini yüce sevdaya tahsis etmeyenler çok ucuza giderler. Yalancı şan ve şöhretlerin, sanal lezzetlerin, sahte başarıların, elem verecek olan heveslerin, geçici hazların arkasına sahiciymiş, bakiymiş gibi düşerler.

   Bir Hak dostu: “-Ey oğul, zincirleri çöz ve âzad ol! Altın ve gümüş ağı içinde daha ne kadar zaman kalacaksın!” der.

   Cüneyd-i Bağdadî: “Kul, Allah’dan başkalarının esâretinden sıyrılmadıkça gerçek kulluğa eremez”  tembihinde bulunur.

   Herşeyin varlığının gayesi o şeyin illetidir. Herhangi birşey gayesini yitirdiği an tardedilir. Herşey gayesine hizmet ettiği müddetçe ona itibar olunur. Gayesine hizmet etmeyen şey atılır. Ağacın meyvesini odundan bilmek “odun” olmaktır. Odun ise iki cihandada yanar.
Haşr suresi:19-Allah'ı unutup da Allah'ın da kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın onlar, yoldan çıkan kimselerdir.
Zuhruf suresi:36-Her kim Rahman olan Allah'ın zikrinden yüz çevirirse biz ona bir şeytan musallat ederiz. Artık şeytan onun yakın dostudur.
Tevbe suresi:67- Münafıkların erkekleri de kadınları da birbirlerine benzerler. Kötülüğü emreder, iyilikten sakındırırlar ve Allah yolunda harcamaktan ellerini sıkı tutarlar. Allah'ı unuttular da, Allah da onları unuttu. Gerçekten de münafıklar hep fâsık kimselerdir.
Hz. Mevlana şöyle der: “ Mademki insanın yaratılmasında ki maksat, Allah’a ibadet etmesidir. Şu halde ibadetten baş çeken, ibadete yanaşmayan kişinin ibadet yeri cehennemdir. İnsan her işi yapabilir, fakat yaratılmasındaki maksat ibadettir. “ Ben insanları, cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım” bu ayeti okusana, alemin yaratılmasında ki maksat, ibadetten başka bir şey değil.”

   İnsanlar, namaz kılmadıklarında kimin huzuruna çıkma¬dıklarını, nasıl bir davete iştirak etmediklerini, bugün git¬medikleri huzura bir gün eli kolu bağlı götürüleceklerini dü¬şünüp ürpermelidirler.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet, namazdır. Namazı düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namazı düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez. (Taberani)
Kalem suresi: 42- O gün işler zorlaşır ve secdeye davet edilirler. Fakat güç yetiremezler. 43- Gözleri düşük bir halde kendilerini bir zillet kaplar. Oysa onlar sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı.
    Ancak nur narı söndürür. Dünyevileşerek, şuursuzca bin sene yaşamaktansa, duyarak, hissederek, Rabbini razı etmeye çalışarak bir dakika yaşamak daha evlâdır.   

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote

busy
 
< Önceki   Sonraki >