| Yorgunluklar |
|
|
| Yazar Filiz Konca | |
| Cuma, 31 Ağustos 2007 | |
|
“Kuş havadadır, gölgesi yerde kuş gibi uçar görünür. Ahmağın biri, o gölgeyi avlamaya kalkışır, takati kalmayıncaya kadar koşar. O gölgenin havadaki kuşun aksi olduğundan; o gölgenin aslının nerde bulunduğundan haberi yok! Gölgeye doğru ok atar. Bu araştırma yüzünden okluk bomboş kalır. Ömrünün okluğu boşaldı. Ömür gitti; gölge avı ardında koşmada yandı eridi! Bir kişinin dadısı, Allah gölgesi olursa onu gölgeden ve hayalden kurtarır. Allah’a kul olan, Allah gölgesidir. O bu âlemden ölmüş, Allah ile dirilmiştir.” Evet...Bize gelen yorgunluklar gölge peşinde koşmaktandır. Oysa aslı hüma gibi göklerde uçmakta... Gölgeyi avlayacağım diye ömür gelir geçer gider, hali harap olur, bitap düşer. Göklere çıkacak ne kuvveti kalır, ne temizliği kalır, ne de yolu...Hayallere, gösterişe, gelecek ümitlerine kapılmadan, sineden yok edilmesi gerekecek ilimlerin talimine rıza göstermeden Hak ve hakikat yolunda yürümek gerekir. İnci arayan denizin dibinde aramalıdır. Sığ yerlerde ancak çer çöp bulunur. Makam, servet, şan, şöhret aramak çer çöpün peşinde olmak demektir. Oysa anlamsız şeyler için hareket etmek hayvanlara mahsus bir iştir. Hz. Mevlana “ Mürşit Kitap ” olan Mesnevi ’ sinde der ki: Bütünden ayrılan her parça ölür, yok olur. Vucuttan kopan her organ murdar olur. Yapacağın her işte nefsine danışmak ve ne derse aksini yapmak olgunluktur. Tavus kuşu, nasıl köylü evinde olmazsa, hakikat ilmi de her aceminin malı olmaz. Temiz söz, hakikatten uzak olan gönüllerde karar etmez, nurun aslına dek gider. Göz Hakkın nuruyla görür. Saf olmayan kaybolanı baki kalanı bilmez. Şer sahipleri Hakka meyletmezler. Terazinin mala tamahı olsaydı tarttığını nasıl doğru tartardı. Çarpık ayakkabı, nasıl çarpık ayağa uyarsa şeytanın afsun ve efsanesi de doğru olmayan gönüllere uyar. Nefsiyle savaşmak alçak adamın işi olamaz. Eşeklere Misk sürüldüğünü gördün mü hiç? Heva ve hevesi terk etmek acıdır. Ama Allah’tan uzak kalmak daha acıdır. Arzulara kul olan, Allah katında köleden beterdir. Kötülükte bulundun mu kork, emin olma; çünkü yaptığın kötülük bir tohumdur, Allah, onu mutlaka bitirir! Gönül aynan saf olmadıkça çirkini güzelden ayıramazsın. Hak için olmayan herşey hiç olur. Cahil olan Hakkı uzak görür. Âleme tamah edersen, öte âlemi duyacak ne kulağın, ne de görecek gözün olur. Kim seni haktan hakikatten soğutursa bil ki, şeytan o adamın içindedir. Derisinin altında gizlenmiştir. Temiz kişilerin toprağını öpmek; aşağılıkların taht ve bahçesine oturmaktan iyidir. Putların anası nefsinizin putudur. Noksanını gören, Allah’a kanatlanır. Kendini olgun sanan yerde kalır. Sevdiğin şeyler, seni kör ve sağır eder. Zekidir, ince şeyleri bilir... bilir ama değil mi ki kıblesi dünyadır, onu ölü bil sen! Aklını başına al, ateşi ancak din nuru söndürür. “Susun, dinleyin!” emrini işit, sükut et. Mâdem ki Hak dili olamadın, kulak kesil. Temiz şeyler temizlere aittir; pis şeyler de pislere.... kendine gel!
Ruh bağışlayan güzelden ruhunu esirgeme. O, seni kıratın üstüne bindirir. Madem ki sonunda mezara yöneleceğiz; tekolan Allah’a alışmamız daha iyi. Dünya hırsı gitti de o yüzden hastanın gözü kuvvetlendi. Kendini hiçe saymazsan, hiçlikten kurtulamazsın. Bu dünya bir tuzaktır, faresi de istekler... Aşağılık kişilerin çabası, domuz avlamaya benzer. Önce sonsuz zahmet, sonra da onu yemek haram! Heva ve heves taze olup durdukça iman taze değildir; Çünkü heva, iman kapısının kilididir. Kıyamet günü aşıkla maşuku birbirine bağlarlar da herkesin önüne çıkarı verirler. Dünya malı, zayıf kuşların tuzağıdır. Ahiret mülkü ise yüce kuşların tuzağı! Aklın hususiyeti neticeyi düşünmektir. Nefis ise akibeti düşünmez. Aşağılık nefse ihsanda bulunan onu küfranı nimete meylettirir. İnsana aradığı şeye bakarak değer biçilir. İnsan neyi severse ona eştir. İnsana kol-kanat, akıldır. Aklın yoksa akıllıyı kılavuz al, görüşün yoksa görüş sahibine tutun. Zulüm nedir? Birşeyi, konmaması gereken yere koymak; buysa, belâlara kaynak olur ancak. Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.
Ey kardeş, Bir olan Allah’a ve Hz. Muhammed’e yapış da ten Ebu Cehil’inden kurtul! Kur’ân’ın nuru hak ile batılı zerre zerre fark eder, bize gösterir Eğer havuz denizin yanında ileri geri konuşursa bir yokluk dalgası onu yok eder. Allah, birisinin perdesini yırtmak isterse gönlüne, temiz kişileri kınama isteğini verir. Fakat Allah, birisinin ayıbını örtmek isterse, o kişi nefis yüzünden ayıplara bulanmış kişilerin bile ayıplarını söylemez. Akıl başka bir akılla birleşti mi nur artar, yol meydana çıkar. Fakat nefis, bir başka nefisle sevinir, gülerse karanlık çoğalır, yol gizlenir. Gaflet ehli pek marur olur. Arife Hak görünür, aşikar olur. Belli birşeydir ki Hak gizlenmez. Böbürlenerek başlar kıran kişiye ne Allah’ın merhameti nasip olur, ne halkın. Bütün umanların ümidi, Allah’ın harmanından ancak bir arpadır. İbret almayı, uyanmayı Allah’tan dile; kitaptan, sözden, harften, duraktan değil! Ayarı halis olan altın ateşe razıdır. Bin bahar görsede taş yeşermez. Büyüklenmek zehirdir. Kalbi ölen kişiye dünya geniş görünür. Karınca bir tane buğdaya ömrünü harap eder. Oysa o taneye bakıp harmanı görse, taneye titrer durur muydu? Gökyüzüne tükürenin tükürüğü kendi yüzüne gelir. Lezzet, dışardan gelmez, içten gelir, bunu böyle bil. Köşkleri, kaleleri aramayı ahmaklık say.
Yorumlar (0)
![]() Yorum Yazın
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| İnsanlığın Geleceği için ... 2 |
| Diğer Yazıları |
| Rahmi Koç ve Sakal |
| Diğer Yazıları |
| Alevi Kardeşlerimizi Uyandıralım |
| Diğer Yazıları |
| Saraydan Kaçanlar |
| Diğer Yazıları |
| Ağlak Adam |
| Diğer Yazıları |
| Roj TV Yasağı Derhal Kaldırılsın |
| Diğer Yazılar |