| Eğitimin Değerini Anlamak |
|
|
| Yazar Misafir Yazar | |
| Cuma, 31 Ağustos 2007 | |
|
Abdullah Barstuğan Günlük yaşam sürecinde insan yaşamını etkileyen, aile ortamında, arkadaş sohbetlerinde, yolda yürürken, sokakta, okulda kısaca toplumsal ortamlarda en fazla kullanılan kelimelerin başında eğitim gelmektedir. Hatta 1997 yılında Büyük bir medya kuruluşunun yaptırdığı ankete göre, evlerde en fazla konuşulan konuların başında eğitim geliyormuş. Peki, bu denli insan yaşamını etkileyen ve insan yaşamının adeta bir parçası olan eğitimin tanımını yaparsak; bana göre eğitim; bir toplumun “var olma sürecidir” , bir toplumun “kalkınma sürecidir”, bir toplumun “gelecek nesillere aktarma” sürecidir. Dikkat edilirse tanımda çok önemli 3 kavramdan bahsediyorum var olmak, kalkınma ve aktarma sürecinin eğitim süreci ile birlikte var olan bu üç kavram aslında toplumların da temelini oluşturmaktadır. Hangi toplum olursa olsun sahip olduğu; yaşam biçimleri, adetleri, örfleri, inanç sistemleri kısaca toplumu toplum yapan bütün sahip oldukları yaşam sistemlerini koruyup gelecek kuşaklara aktarabilmeleri için, anacak o toplumun değerlerine sahip kuşakların yetiştirilmesiyle mümkündür. Böylece bu özelliklere sahip nesillerin yetiştirilmesi de bu vasıfları taşıyacak bir eğitim ve eğitim sürecinin olma koşulunu doğurmuştur. Dolayısıyla toplumlar ancak sağlıklı bir eğitim süreciyle varlıklarını sürdürebilir. Bugün eğitimsiz kalan ve eğitime önem vermeyen toplumların dünya yönetiminden ne kadar uzak, zayıf kaldıkları ve böylece bilgiden yoksun ve yok olmaya mahkûm kaldıklarını görmekteyiz. Bu önemli olguların Türk milleti olarak yaşadığımız bilgi çağında bizler için ne kadar önemli olduğunu abartmadan belirtmek gerekir. Özellikle Türklerin tarih sahnesinden var olmasıyla birlikte eğitim politikasıyla dünya siyasetinde çok önemli konuma gelmiş, adeta ilim irfanıyla şahlanmış hala asırlardır diğer toplumlara bile öncülük yapan şahsiyetler yetiştirmiştir. OSMANLIYI OSMANLI yapan 6 asırlık politikanın temel noktasına baktığımızda vasıflı idarecilerin çok önemli eğitim aşamasından geçtiklerini görmekteyiz. Bir AKŞEMSEDDİN’ in eğitimciliği olmasa ve bir üstat FATİH’ in bu eğitim aşamasından geçmiş olmasa belki de bir fatih doğmayacaktı. Maalesef Osmanlıdan sonra bu şaha kalkmış eğitim politikalarını bugün eğitim sisteminde uygulayamıyor gerçekçi, somut ve sorumluluk değerlerinden uzak olan, gençliği inançsızlığa ve şuursuzluğa iten bir eğitim sistemi gütmekteyiz. İnanın bugün yaşadığımız sıkıntıların temel noktasında da eğitimi görüyorum. Şuursuzca yetişen bir nesil meyvesiz ağaca benzer. Eğitim reformu gerçekleştirilmeli… Eğitim reformu gerçekleştirilmeli çünkü halen üniversitelerimizde özgür düşünce sistemi gerçekleştirilmedi. Bu hem öğrenciler için hem de öğretim üyeleri için geçerlidir. Ne yazık ki ilim adamlarına düşen makale sayısı sadece 2,6 gibi komik bir rakam, Avrupa da tam 44 kat daha fazla Amerika ve kanada gibi gelişmiş ülkelerde bu rakam daha da fazla peki bunun sebebi sadece ilk alınan eğitim mi kesinlikle hayır bakın Amerika veya başka ülkelere hep Türk bilim adamlarının buluşları konuşuluyor ama maalesef bu ar-ge çalışmaları hep sözü geçen ülkelere hizmet ediyor. Peki, sistem nasıl değişmeli bir defa 21.yy yakışmayan YÖK sistemi kaldırılmalı eğer kaldırılmıyorsa tüzüğü değiştirilmeli çünkü YÖK halen kısır döngülerle çark ediyor yok başörtüsü yok bilmem ne bunlar ne şanlı ecdadımıza nede bu asra yakışacak uğraşlardır. Üniversiteler maalesef ilim yuvasından çok fuhşiyatın olduğu mekânlara doğru kaymaya başladı sen mescidi kaldırırsan herhalde başka şey beklemezdin. Sonuç olarak diyebilirim ki eğitim gelecek nesillerimizi belirleyen bir sistemdir onu ne kadar koruyup kollarsak ne kadar ilgi gösterirsek geleceğimizi de ona göre güzelleştiriz. Mutlu bir hafta geçirmeniz temennisiyle hepinizi Allaha emanet ediyorum. Yorumlar (1)
![]() Oku Oku Oku Yazan Savaş AŞIK, Eylül 02, 2007
Maalesef günümüzde Diplomalı Cahillerin, Alafranga sevdalıların temel eksikliğidir eğitim. Adama yaşadığı ülkenin liderini sorsan bilemeyecek. Neden? Sebep basit. Eğitimdeki yanlış uygulamalar. Bizi ayakta tutacak en değerli hazine göz göre göre unutulmuş tozlu kitaplara dönüşüyor. İçi açılsa ne cevherler çıkacak ki o cevherler dağdan elmaslardan bile daha değerli. Maalesef okulda eğitim alan bir kimse gerçekten kafası bir sürü yığınlarla dolu. Ben. Savaş Aşık. Hiç bir şekilde okul kitaplarını okumuyorum ve onlara bağlı kalmıyorum. Çünkü, eğitimimiz kalıplaşmış ve bir santim ileri gitmeyen köhne bilgilerle dolu. Bu köhne bilgilerle ilerlemek tamamen mantıksızlık. Bu yüzdendir ki her zaman eğitimimize sahip çıkmalıyız. Sayın Abdullah Barstuğan'ın dediği gibi. Bizler Akşemseddin gibi bir ilim ustasının elinden yetişmiş ilim adamı, Dünya İmparatoru Fatih'in çocukları ve yönettiği Osmanlı İmparatorluğu'nun yadigarlarıyız. Eğitimi reddetmek demek atalarımızı reddetmek demek. O yüzden Rabbimizin dediği gibi " Oku " ...
Yorum Yazın
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| İş Dünyası ve Gelişmesi |
| Diğer Yazıları |
| Ergenekon İddianamesi Üzerine |
| Diğer Yazıları |
| Vay Ben Neler Gördüm |
| Diğer Yazıları |
| Ne Yaptığımızı Zannediyoruz? |
| Diğer Yazıları |
| Uslu Bebek |
| Diğer Yazıları |
| Köpeklerin Sadakati |
| Diğer Yazılar |