Genckalem.OrG | Türkiye'nin Özgür Geleceği için...

Ergenekon İddianamesi Üzerine Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 9
Kötüİyi 
Yazar Cüneyt Ünal   
Pazar, 03 Ağustos 2008

Ergenekon iddianamesinin ilk yüz elli sayfasını şöyle biz hızlıca okudum. Daha geride 2300 sayfa var. Hepsini okumak mümkün olmadı. Vakit buldukça okumaya çalışıyorum. Lakin ilk okuduğum yerlerde kafama yatmayan yerler var. Biz daha ciddi meseleler beklerken o bunu aramış şöyle şöyle demiş, bu bunu aramış böyle böyle demiş üzerine pek çok mülahazalar var. Bence ilk yüz elli sayfada çok gereksiz alıntılar var. Belki ileride savcı beyin işine yarayan deliller olabilir diye düşünüp ileri ki sayfalara geçiyorum ama pek bir ilişikte kuramadım.

            Bu iddianamede ne işi var dediğimiz olaylardan bazıları şunlar. Öyle ya Türkiye’yi parmağında oynattığı iddia edilen bir örgütten bahsediyoruz. Fakat bu örgütün çevirdiği dolaplar anlatılırken karşımıza beklenmedik vakalar çıkıyor. Bir örnek verelim. Kemal Alemdaroğlu eski Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer’e hakaret etmiş. Şimdi bu nasıl delil olabiliyor anlayamadım. Oysa Ahmet Nejdet Sezer Cumhuriyet mitinglerinin başaktörleri arasındaydı. Ergenekon’da mitinglerin baş aktörleri arasındaydı. Şimdi eski cumhurbaşkanına da Ergenekoncu diyorlar bazıları. Şimdi burada çelişkili bir durum var. Kemal Alemdaroğlu Ergenekoncu ise Sezer neci? Sayın Sezer Ergenekoncu ise Kemal Alemdaroğlu neci. Aynı saftaki iki insandan birisi diğerine ne diye hakaret etsin?

Mesela Kemal Kerinçsiz’in 2006 da Veli Küçük ve Muzaffer Tekin ile tanıştığı söyleniyor. Bu nasıl oluyor? Kemal Kerinçsiz bu kadar etkili bir örgütün başlarıyla ancak bir mitingde tanışabiliyor. Sevgi Erenerol’un hapishanede Muzaffer Tekin’i ziyaret etmesi ya da onu dost göstermesi telefon konuşmalarında kayıtlara geçiyor. İyi de buradan Sevgi Erenerol’un ne gibi bağlantısını çıkarabiliriz ki. Bu adamların hepsi AKP karşıtı adamlar ve bu karşıtlık dostluk kurmalarına sebep olabilir. Bu karşıtlık üzerine toplantılar yapmış olabilirler. Biz ciddi bir örgütten bahsediyoruz. Neymiş birisi Mustafa Kemal’i rüyasında görmüş, Mustafa Kemal AKP’den şikayetçi imiş bu iddianameye yansıdı. Bir tane daha söyleyeyim: Veli Küçük birkaç askerden yakınları için torpil istemiş. Bu torpil iddiaları iddianameye geçiyor. Aklı sıra konuştukları komutan bunlara torpil yaptı demek ki o komutan da bunlardan, ordunun içine sızmışlar demeye getiriliyor. Ne yani, adam emekli olmuş samimi olduğu alt devreleriyle elbette bir tanışıklığı olacaktır. Veli Küçük yıllarca komutanlık yapmış binlerce asker yüzlerce subay emri altından geçmiştir. Elbette samimi olduklarından yakınları için askerliği şuraya çıksın diye torpil isteyebilir. Şimdi komuta kademesinde hiç mi torpil isteyen yok. Bu bana hiç inandırıcı gelmedi. Başka bir örnek neredeyse boğaz tokluğuna çalışan birisi bunlarla otelde görüşmüş. Bu adamın kazancı az. Bu kazançla buraya gelemeyeceğine göre mutlaka Ergenekon buna sponsor olmuş gibi bir mantık yürütülmüş. Anlayamadım bir şey boğaz tokluğuna çalışan adam yarın nasıl geçineceğim diye düşünmüyor da boyundan büyük işlerle uğraşıyor. Adam parasal kazancı ya da maddi menfaati yoksa ne diye bu adamlara takılsın aklım almıyor. İddianame kendisi söylüyor adamın zor geçindiğini. Erdoğan ve Ağar arasında dönen 5 milyonluk rüşvete hiç girmeyeyim en iyisi. Aslında daha fazla var da hem isimler karışacak hem olaylar.

            Açıkçası beklendiği gibi iddialı bir dava bulmadım… Yine de çok ilginç bilgiler var. İzmir Nato Komutanlığının krokilerinin, komutanlıkta çalışanların isimlerinin bulunması ve karşısındaki yeri altı aylığına kiralama görüşünün bulunması gibi derin bilgiler var. En önemlisi MİT ve TSK imzalı özel hizmet bilgilerinin İşçi Partisinde ortaya çıkmasının çok şaşırtıcı olduğuna inanıyorum. İşçi partisinin bunları ne amaçla elde ettiği kimlerden yardım aldığı sorgulanmalı elbette.

            Fazla uzatmamak adına söylemeliyim ki bu Ergenekon davasından Veli Küçük ve Muzaffer Tekin ağır hapis cezasıyla çıkarlar. O da devlete ait silahları bir şekilde elde etmekten olabilir. İşçi partisinden bir takım kişiler de devlet kurumlarına ait gizli ibareli bilgileri (ç)almaktan hüküm giyebilirler. Danıştay Davası ile ilgili kesin kanıtlar bulunabilirse mesela Alparslan Arslan ile ilgili daha somut deliller bulunabilirse dava belki de daha da bir anlam kazanabilir.

Bunların dışındaki kişiler ise kimisi ruhsatsız silah bulundurmak gibi abuk subuk cezalarla yırtarlar. Kemal Kerinçsiz, Kemal Alemdaroğlu, Sevgi Erenerol İlhan Selçuk gibi kişiler ise ceza almaz tahminimce. Komutanlara gelince ilk sayfalarda onlara çoğunlukla değinilmemiş. Tahminim onlar da yırtarlar. Bütün umudunu Ergenekon’a bağlayanlar havalarını alır gibime geliyor. Çünkü terör örgütü deniyor ne aldılar belli ne verdiler belli. Ortada silahlar var ama ne alanı belli ne satanı ne de aşıranı… Ama Türkiye’de yaşıyoruz her an her şey olur. Elbiseden yere bir iğne düşer de elbise çözülüverir elbiseyi giyen çırılçıplak kalıverir.

Yorumlar (2)Add Comment
...
Yazan Ziyaretçi, Ağustos 10, 2008
Acaba Tuncay da mı?
ATV ana haber Tuncay Özkan'ı çileden çıkardı. Öyle bir fotoğraf yayınladı ki haberleri izleyen Özkan'ı yerinden zıplattı.

Özkan'ı çıldırtan fotoğraf şok bir belge olarak ekrana geldi. Fotoğrafta Tuncay Özkan, Ergenekon'da kilit rol oynadığı öne sürülen Muzaffer Tekin ile birlikte görüntülenmişti.

...
Yazan Ziyaretçi, Ağustos 03, 2008
Allah verede bu örgüt de ört bas edilmesin. İddianame de gereksiz detaylara girmiş, doğrudur. Sayın Yazar'ın dediği bu gereksiz detaylar konunun akışını da bozuyor ve anlamayı zorlaştırıyor.

Yorum Yazın
Yorum ekleyebilmeniz için giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olun.

busy
 
< Önceki   Sonraki >

İSTATİSTİK

Üyeler: 105
Haberler: 360
Web Bağlantıları: 17
Ziyaretçiler: 312383

BAĞLI KULLANICILAR

Şuanda 2 misafir bağlı