| Rahmi Koç ve Sakal |
|
|
| Yazar Cüneyt Ünal | |
| Pazartesi, 21 Temmuz 2008 | |
|
Bu konu üzerine konuşmak gerekirse Rahmi KOÇ kendi şirketine istediği türde tek tip eleman alma hakkına sahiptir. Sonuçta şirketler onun malıdır istediği elemanı alır istediği elemanı çalıştırmaz. Mal sahibi malında dilediği gibi tasarruf edebilir. Mezkur röportajda sadece sakal ve bıyığı kastetmemişti aynı zamanda mini eteği de katmıştı, kotu da katmıştı. Benim görüşüm budur şirketimin prensibi budur demişti tekrar hatırlatmak adına röportajda söylenen sözleri: “Sakallı, bıyıklı adam katiyen almam. Kirli sakal da sevmem. Her gün tıraş olacak bir kere. Cote D’Azur’e gider gibi gelinmez. Blue jean de giyilmez. Kadınlar da mini giyemez. Buranın da kendine göre bir ciddiyeti var.” Bu sözleri söyledikten sonra bizim muhafazakâr basın açtı ağzı yumdu gözünü. Neymiş efendim sakallılara bıyıklılara mal da satmasaymış, sakal ve bıyık üzerine hiçbir malı da ihraç edip ithal etmeseymiş gibi eleştiriler geldi. İşadamının ne masonluğu kaldı ne Yahudiliği ne de Ergenekonculuğu.Şahsen bu iddiaları gülünç ve de iki yüzlü buluyorum. Size bir karşılaştırma yapayım da bizim muhafazakâr kesimin neden beyhude bir itiraza giriştiğini anlatayım. Sakal ve bıyık konusunda eleştiri yönelten bu basın acaba kendilerine aynayı tuttular mı acaba? Mesela Türkiye’den 3 yaygın cemaati örnek vereyim. Milli Görüş, Fethullah Gülen ve de Süleymancılar cemaatlerine bakıp incelememizi yapalım. Erbakan ve kurmaylarının çoğu sakalsızdır. Hepsi günlük traşlarını olurlar yalnız bu cemaat içinde ne açık ne de kapalı bir baskı yok bildiğim kadarıyla.Lakin Milli görüş kadrosunun, devlet kadrolarında görev alabilecekleri ihtimalini düşündüklerinden midir nedir, sakal bırakılmaz gibi bir izlenim elde etmişimdir. Bu örnek elbette Rahmi Koç meselesine birebir uygun olmayabilir. Sadece böyle bir intiba olduğu söylenebilir fakat diğer iki cemaate gelince onlar birebir Rahmi Koç örneğiyle uyuşur. Fethullah Gülen sempatizanı olan hiçbir iş yeri ve kurumunda sakallı göremezsiniz. Burada adı konmamış bir baskı vardır. Her ne kadar kendileri sakala karşı değiliz sakal bırakana bir şey demeyiz deseler de ne Zaman Gazetesinde ne STV de ne BANKASYA gibi önemli şirketlerinde sakallı çalışan bulamazsınız. Ahmet Şahin dışında göremedim. Yanılmıyorsam onun da gençliğinden beri sakalı var. Bediüzzaman’ı(k.s) örnek aldıklarını da söyleseler de o da komik bir iddia ki Bediüzzaman’ın(k.s) sakal bırakmama gerekçesi ile onların ki arasında dağlar kadar fark var. Daha fazla derine inmek istemiyorum ama Fethullah Gülen cemaatinde, hoşgörü kapsamında yaklaşılabilecek kimseler üzerinde sakallı kimselerin kötü intiba bırakması görüşü yüzünden sakal bırakmama eğilimi var. Çoğu zaman inkar etmeye kalksalar da adı konmamış bu baskı var.Süleymancılar da ise bu baskı daha fazladır. Sakal bırakan bazı kişilerin cemaatten kovulduğunu dahi biliyoruz. Cemaatin tüm fertlerine bakın sakallı bir kimseyi göremezsiniz. Sakal bırakan kimseler açıkça eleştirilir cemaatte. Nedenini fazla araştırmadığım bir sebepten bu cemaat sakal bırakmaz.Haydi bu cemaat fertleri arasındaki devlet memuru kesimini es geçtik. Onlara devlet sakal bırakmayı yasakladı. Peki ya diğer özel yerlerde çalışıp özel işlerde çalışıp devletle alakası olmayan yerlerde ne diye sakal bırakan yok. Rahmi Koç açıkça söylemiş peki siz niye açıkça söyleyemiyorsunuz. Mesela Fethullah Gülen’in sakal bırakmaması neye dayanıyor? Dinler arası diyalog adına denmesin Hişam Kabbanî ve Nazım Kıbrısî gibi diyalog yanlısı şeyhlerde sakal var. Ama adamlar Amerikan’ın tüm kurumlarını rahatlıkla geziyorlar. Bir de konu dışı olacak ama bahsetmeden geçemeyeceğim. Fethullah Gülen sempatizanı sitelerde dolaşırken Rahmi Koç’un patriğin elini öpmesinden falan dem vurmuşlar. Bu adamlara Alaattin Kaya’yı hatırlatayım dedim acaba o kimin elini öpmüştü. Bizim ki öperse bir şey yok onun ki öperse “yassah” anlayışı doğru mu acaba. Ya da şu zaviyeden baktılar mı? Patrik sakallıydı biliyorsunuz. Peki Rahmi Koç’un sakallı patriğin elini öpmesi sakala kininin olmadığının delili değil midir?Neyse sakalımıza bıyığımıza kimse karışmasın. Müekked sünnetlerdendir. Sakalına bakabilecek, onu temiz tutabilecek sünnete riayet edebilecek kimse bıraksın efendim ne o iş adamı ne bu cemaat kimse karışmasın. Ne adı konmuş baskı kursunlar ne de adı konmamış baskı kursunlar. İş sakalda bitmiyor akıl sakalda değil beyindedir. Google’ın beyin takımına bir bakın da sakallılar ne yapıyormuş görün. Rahmi Koç acaba bunları sakalı yüzünden çalıştırmaz mıydı demekten de kendimi alamıyorum… Yorumlar (0)
![]() Yorum Yazın
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| İş Dünyası ve Gelişmesi |
| Diğer Yazıları |
| Ergenekon İddianamesi Üzerine |
| Diğer Yazıları |
| Vay Ben Neler Gördüm |
| Diğer Yazıları |
| Ne Yaptığımızı Zannediyoruz? |
| Diğer Yazıları |
| Uslu Bebek |
| Diğer Yazıları |
| Köpeklerin Sadakati |
| Diğer Yazılar |