| Bir Kupanın Öyküsü - 1 |
|
|
| Yazar Savaş Aşık | |
| Salı, 01 Temmuz 2008 | |
|
Bu kupa öncesi benim favorim Almanya ve İtalya idi. Almanya diyordum. Çünkü; Almanya'nın mücadelesi ve atak futbolu beni bu düşünceye sevk etmişti. İtalya diyordum. Çünkü; İtalya'nın güçlü savunmasıyla beraber ileri uç elemanları ile sonuca ulaşabileceğini düşünmüştüm. Gruplara gelince:
A Grubu müthiş mücadelenin yaşandığı gruplardan biriydi. Hatta en önemlisiydi. Grubun tartışmasız favorisi Portekiz'di. Hatta turnuvanın favorisiydi. ve favori turnuvaya galibiyetle başladı. Millilerimizi 2 - 0 yendiler ama o kadar da içaçıcı futbol oynamadılar. Türkiye ise turnuvaya başlar başlamaz Gökhan Zan'ı sakat vermişti. Maç sonrası ise ibre Fatih Terim'e dönmüştü. Mevlüt'ü oynatması ve yanlış bir oyun systemiyle sahaya çıkması çok eleştiri aldı. Bu yenilginin tek sorumlusu olarak göze çarpmıştı.
Çekler ise buldukları tek pozisyonla İsviçre'yi 1 - 0 mağlüp etmiş ve grupta avantajlı konuma geçmişti. İsviçre ise âdeta tek kale oynadığı maçta pozisyon bile diyemeyeceğimiz bir pozisyonda golü yemiş ve üstüne bir de Alexander Frei'yi sakat vermişti.
İkinci maçlar ise şahaneydi. Portekiz, Çekleri 3 golle uğurlamış ve maçı 3 - 1 kazanmıştı. Çeklerin dirençli futboluna rağmen ortasahası çok çabuk pes etti ve yenilgi kaçınılmaz oldu. Deco ise Ronaldo'nun yokluğunda takımını sırtlayan isimdi. Diğer maça geçecek olursak;
Milliler maça atak başlamış bu kez Mevlüt yerine forvet hattında Nihat - Tuncay ikilisi oynuyordu. Gökdeniz ve Tümer'i de almış ve ortaya ayağa pas yapan bir takım çıkmıştı. Ama yağmur bütün planları alt üst etmiş sahayı gölete çevirmiş ve İsviçre'de Eren Derdiyok'un asisti Hakan Yakın'ın golüyle öne geçmişti. Tabii moraller yıkık. Tümer de o maçtan sonra bir daha oynayamadı. Ama girenler çıkanlardan fazlasını verdi. Tümer ve Gökdeniz çıkmış, Semih ve Arda girmişti. Yağmur'un dinmesiyle ibre tersine dönmüş ve Türkiye bu kez daha diri top oynamaya başlamıştı. Önce Semih'in golüyle eşitledik sonra da Arda'nın golüyle İsviçre'lileri ev sahibi oldukları turnuvada normal bir seyirci olarak izletir hâle geldik. Bu zaferle birlikte biz hem ev sahibi eleme geleneğini sürdürdük hem de 2005 Dünya Kupası Play-offların acısını çıkartmıştık. Ama son maça girerken önemli zaviyatlar da vermiştik. Emre ve Tümer'i sakat vermiştik.
Son maçlar ise anlatılmakla yetmeyecek maçlardı. Aslında sadece maçtı. Portekiz yedek takımla çıktığı maçta isviçre'ye veda öpücüğü vermiş ve İsviçre'lileri 2 - 0'lık yenilgiyle evlerine uğurlamışlardı. Ama Türkiye - Çek Cumhuriyeti maçı öyle miydi! Aman Allah'ım! Ben 21 yaşındayım ve 1992'den beri oynanan maçların çoğunu hatırlarım. Beni bir 98 / 99'da oynanan FC Bayern München - Manchester United FC Şampiyonlar Ligi finali bir de Euro 2004 Grup maçlarındaki İngiltere - Fransa maçı etkilemişti. Çünkü, her iki maçta da galibi son iki dakika belirlemişti. Birinde iki korner diğerinde iki frikik. Ama bu maç öyle miydi! Çekler maça öyle bir başlamıştı ki Türkiye değil rakip sahada kendi sahasında bile top yapamıyordu. Yaşlı kurt Jan Koller ise korkulanı yapmış ve kafa golüyle takımını öne geçirmişti. Hakem Fröjdfelt ise bizlere tam bir katliam yaşatıyordu. Emre Güngör sakatlanmış oyundan çıkmak zorunda kalmış, 3 dakika boyunca 10 kişi oynayan Türkiye'nin oyuncu değiştirme hakkını elinden almış ve oyunu devam ettirerek Jaroslav Plasil'in golüyle Çekler'e 2. golü hediye etmişti. Dakikalar 60'ı gösteriyordu. Ama geri dönüş öyle bir oldu ki. Değil biz Tüm dünya hayretler içinde kalmıştı. Ama ne maç. Türkiye bir döndü pir döndü. Hamit gerçek yerine döndü, Arda soldan girdi, Tuncay orta alanda rakibi dağıttı, sağ bek Sabri Ofansif Ortasaha oldu ve Türkiye Allah ne verdiyse saldırmaya başladı. İlk gol ise 78'de gelmiş ve umutlar artmıştı. Çünkü, bu maç berabere biterse penaltılara gidecekti. O dakikaya kadar oyunda varlığı yokluğu tartışılan Hamit bir anda sahanın yıldızı oldu. 87'de yaptığı ortaya Cech hata ile karşılık verince Nihat'a da gün bayram oldu. Maç 2 - 2 ama bizimkiler aç kurt gibi saldırmak istiyordu. Çekler ise afallamıştı. Karel Brückner'in Koller'i oynatmaktaki ısrarı Türkiye'ye yaramıştı. Dağılan Çekler 89'da Nihat'ın ayağından gelen gol ile yıkıldı ve turnuvaya mendil salladı. Bu maç belik bir mucize gibi gözüktü ama aslında hepimizi yanılttı. . Bu maçta oyuncularımızın nerelerde oynadığında başarılı olacaklarını gördük. Bu maçta Koller gibi sabit bir oyuncuyu 60'da almamanın hatasını gördük. Bu maçta gerçek Milli takımı gördük. Ve en önemlisi vazgeçmemenin ödülünü gördük. Çeklerin hatasını iyi değerlendirmiş ve maçı kazanmıştık. Artık biz bir Çeyrek Finalisttik.
B grubu ise bir çok mucizeye gebe olmuştu. Favori Almanya idi ve Hırvatlar ile Polonyalılar arasında gel git yaşanıyordu. Ama işler öyle olmadı. Almanlar beklendiği gibi Lehleri yendi. Ama oyunda eksiklik göze çarpıyordu. Bir kaç oyuncuyu yanlış yerde oynatması hemen göze çarpıyordu.
Hırvatlar ise Avusturya ile oynamış ve hiç beklemedikleri bir oyunla karşılaşmışlardı. Avusturya orta sahada dirençli futbol sergilemiş ama bitiricilik eksikliği onları yıkmıştı. Hırvatlar 45'te buldukları penaltıyla gülmüşlerdi.
İkinci maçlarda ise tam bir şok vardı. Hırvatlar orta sahayı kalabalık tutarak Alman baskısını kırmış ve bulduğu pozisyonları değerlendirerek zafere ulaşmıştı. Klose Gomez tercihi ise yanlış bir tercih olduğu ortaya çıkmıştı.
Polonya ise ruhsuz hâline devam ediyordu. Avusturya âdeta tek kale oynadığı maçta yine istediğini alamadı ve 1 - 0 geriye düştü. Son dakika penaltısı ile de bir puana razı olmuştu.
Son maçlarda ise beklenen oldu ve Hırvatlar yedek ağırlıklı çıktığı maçta Lehleri 1 - 0 yendi ve Lehler olmayan ruhlarını teslim ettiler. Almanlar ise çok sıkıntı çektiği maçta Ballack'ın bence Turnuva'nın en güzel golüyle 1 - 0 yenmiş ve Çeyrek Finalde Portekiz'in rakibi olmuştu
C Grubu ise ölüm grubuydu. Fransa, Hollanda ve İtalya'nın yanında bir de Romanya vardı. Eleme maçları boyunca âdeta ruhsuzları oynayan Hollanda bu turnuvada terör estirmişti. İtalya'yı 3 - 0'lık bir skorla dağıttı. Fransa ve Romanya turnuvanın en kötü maçını oynamış ve 0 - 0 berabere kalmıştı.
İkinci maçlarda ise sürprizler devam ediyordu. Hollanda iyice açılmış ve Fransa'ya 4 gol atarak gövde gösterisi yapmıştı. Fransa ise Thierry Daniel Henry'nin şeref golüyle yetinmişti. İtalya - Romanya maçı ise inanılmazdı. İtalya tek kale top oynamasına rağmen Romanya bulduğu bir pozisyonda Mutu ile golü bulmuş ama üzerine daha soğuk bir su içmeden golü kalelerinde görmüşlerdi. Romanya ise sürprizlere devam ediyordu. Bir penaltı bulan Romanya Buffon'da takılmıştı. Ama sonuçta maç 1 - 1 bitmiş ve her iki takım da umutlarını son maça taşımışlardı.
Son maçlarda ise spekülasyon dolaşıyordu. İtalyanların ağızlar daha önce İsveç ve Danimarka'dan fena yanmıştı. ve yine aynı duruma düşmüşlerdi. Herkes Hollanda'nın bu maçı Rumenlere vereceğini düşünüyordu. Ama korkulan olmadı. Hollanda Rumenleri de 2 gol ile evlerine yollamıştı. Rumenler ise Yunanların taktiğinin yanlışlığını görmüşlerdi. Fransızlar ise maçın başında Ribéry'i sakat vermişlerdi ve üstüne bir de Abidal kırmızı kart görmüştü. İtalyanlar ise yıkılmış Fransızları rahat rahat yendi ve adını Çeyrek Finale yazdı.
D Grubunda İspanya gerçeği vardı. İspanya favoriydi ama diğerleri hakkında karar vermek zordu. Nitekim favori kendini gösterdi ve Arshavin'siz Rusları 4 - 1'lik sonuçla dağıtmışlardı. İsveç ise Yunanları rahatça 2 - 0 yenmişlerdi.
İkinci maçlarda ise İspanya İsveç'i son dakikada David Villa'nın ayağından bulduğu gol ile 2 - 1 yenmiş ve Liderliği garantilemişti. Ruslar ise Yunanları Euro 2004'te olduğu gibi yine yendi ve Yunanları evlerine erken gönderdiler.
Son maçlarda ise İspanya Yunanları yedek kadroyla 2 - 1 yenmiş en azından bir şeref golü olsun diye Yunanlara nir gol hediye etmişlerdi. Arshavin'li Ruslar ise İsveç'i çimlere gömmüş ve maçı 2 - 0 kazanarak Hollanda'nın rakibi olmuşlardı.
Yorumlar (0)
![]() Yorum Yazın
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| İş Dünyası ve Gelişmesi |
| Diğer Yazıları |
| Ergenekon İddianamesi Üzerine |
| Diğer Yazıları |
| Vay Ben Neler Gördüm |
| Diğer Yazıları |
| Ne Yaptığımızı Zannediyoruz? |
| Diğer Yazıları |
| Uslu Bebek |
| Diğer Yazıları |
| Köpeklerin Sadakati |
| Diğer Yazılar |