Genckalem.OrG | Türkiye'nin Özgür Geleceği için...

İnsanlığın Geleceği İçin... 1 Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 10
Kötüİyi 
Yazar Mustafa Kont   
Salı, 24 Haziran 2008

İnsanlığın gelişmesi için gereken ne var ise şu an gelişmiş olarak adlandırdığımız ülkelerde var ve dünya sadece oradaki insanların zihinsel faaliyetleri ile bu hızla ilerliyor. Son 100 yıldaki teknolojik, sosyal yada ekonomik gelişme belki dünyanın önceki 2000 yılda yaşadığından daha büyük bir gelişme. Dikkat edelim bu gelişmeyi dünyada yaklaşık bir milyar gibi bir nüfusun beyin gücü başardı.  Dünya nüfusu ne kadar, 6,671,226,000 [1].  Yani imkan olsa yada imkan verilse dünya 6 kat daha hızlı gelişebilir bugün olduğu noktadan 6 kat daha ileride olabilirdi. Bu demektir ki, uzay çağını çoktan yakalamış, tecrübe etmiş beklide geride bırakmış olacak idik.

Neden mi olmadı? Tek sebebi var insanlık, tüm insanlığın genel çıkarı üzerinde anlaşamadı. Bölgesel, ulusal yada bireysel çıkarlar uğruna, ortak hedeften sapmalar oldu.  Bilim ve teknolojiye yatırılması gereken paralar,  sağlık ve eğitime yatırılması gereken paralar, sanat ve bireye yatırılması gereken paralar, silaha, uyuşturucuya ve arabaya beklide lükse yatırıldı.
Dünyanın paylaşması gereken zenginlik belli kesimlerde birikti. Dengeli dağılmayan zenginlik bir tarafı yükseltirken diğer tarafı açlıktan öldürdü. Dünyadaki zenginliğin yüzdesel olarak çok büyük bir oranı, nüfusun çok küçük bir kısmının eline geçince, işimiz bu çok küçük kesimin üreteceği fikre ve ilme kaldı. Halbuki diğer büyük nüfuslu kesim en azından karnını doyurabilse ve her gün ölüm korkusunu ensesinde hissetmese, fikir ve ilim üretimine katkı sağlayabilirdi.  Bu sayede de başta dediğimiz 6 kat hızlı ilerleme olabilirdi.
Dünyanın gelişmiş ülkeleri ve nüfuslarını aşağıdaki tabloda görebiliriz.  Tablodan da görüldüğü gibi dünya nüfusunun %18’i gelişmiş ülke statüsünde. Gerçeklik payı oldukça yüksek olan bu rakamdan, dünya kaynaklarının büyük çoğunluğunu sömürü yolu ile yada herhangi başka bir yol ile, dünya nüfusunun %20 sinin tükettiğini söyleyebiliriz. Dünyanın geri kalanı ise iç savaş, açlık, kuraklık,salgın hastalık ve savaş gibi dertlerle boğuşmaktadır. Bunlarla başı dertte olan insanların bilim üretmesini, sanat yapmasını, ilim ve teknolojide ilerlemesini beklemek zor.


Devletleri küçük gruplar yönetirler, bu grupların içinde her zaman çıkar hesapları yapan kişiler olur. Bunlardan kurtulma imkanı yoktur. Bu çıkarcıların işi de, iflah olmaz heva hevesleri için insanları sömürmektir.
İki komşu devletin birbiriyle barışık olması Avrupa Birliği örneğinde aşikar olduğu gibi çok zordur. Her ne olursa olsun, komşunun komşusunun malında gözü vardır. Aslında vatandaşın derdi yoktur ama kendisini idealist sayan, ideolojik adamlar yüzünden, devletin diğer devletin malında gözü vardır diyebiliriz.
Devletlerin çok olduğu bir dünyada aç gözlü yönetici ve ideoloji adamı(?) da o kadar çok olur. Bu sebeple kaynaklar boş yere diğer devletin malını çalmak yada onun çalmasına karşı kendi malını korumaya harcanır.
Çözüm az devlet çok millettedir. Yani milletler farklı farklı da olsa, devletler tek olmalıdır. Osmanlı misali, İngiltere Krallığı misali yada Amerika misali. Birçok kafadan çıkan “yok daha neler” sözlerine aldırış etmeden diğer yazımızda bariz örneklerle olayı somutlaştırmaya devam edeceğiz.

[1]  http://en.wikipedia.org/wiki/World_population

Yorumlar (1)Add Comment
Sevgili Üstad
Yazan Savaş AŞIK, Temmuz 01, 2008
Bu yazın çok önemli bir bilimsel kaynak. Bu yüzden ben bunu kendi arşivimde saklayacağım ve benim MSN Space'ye de koyacağım. Çok önemli noktalara temas etmiş neden bir taraf zengin neden bir taraf fakir ortaya sermişsin.

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote

busy
 
< Önceki   Sonraki >