Genckalem.OrG | Türkiye'nin Özgür Geleceği için...

Dünyanın Aldattıklarından mıyız? Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Yazar Misafir Yazar   
Pazartesi, 21 Nisan 2008
Can Yılmaz   Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

   Allah’ın şaheseri olan insan çok yüce bir yaradılıştadır. Bir çok cihazlarla donatılmıştır. Ulvi bir gönlü ve ruhu vardır. Basit bir hayat yaşamaya başladığı zaman acı çeker. Ya birde dinini dünyasına satmışsa?
   Çok büyük bir ilmi olan bir profesör tamircinin yanında vida getir, vida sök, vida tak vs. şeklinde çalıştırıldığında acı çekmez mi? Ben bunlar için değilim, ben profesörüm demez mi? Mesela o muhteşem yaradılıştaki eller, çiçeklere, ağaçlara dokunmalı, Kur’an ve  hakikatlerini öğrenmeli, kulluk etmeli, sünnet-i seniyyelerle hareket etmeli değil mi? Yoksa o eller sadece para saymak, dünyalıkları hesaplamak, hesap makinesi kullanmak, son model arabalara dokunmak, çul çaput için verilmiş olabilir mi?

Ya aklımıza, yüreğimize, ruhumuza, gözlerimize vs. yaptığımız sayısız zulümler?
Gönlümüzü nelere kaptırdık? En çok yüceler yücesi Allah (c.c.) sevilmeli değil miydi?

Yunus Emre der:

Gece gündüz döne döne
İstediğim haktır benim
Allah deyip yana yana
İstediğim haktır benim
 
Yoluna terkedip canı
Akıtıp gözümden kanı
Ah eyleyip dünü günü
İstediğim haktır benim

Münkirler aşk halin bilmez
Münafıklar yola gelmez
Ağlar bu gözlerim gülmez
İstediğim haktır benim
 
Kor olayım kül olayım
Taşkın akan sel olayım
Çineneyim yol olayım
İstediğim haktır benim
  İnsan gönlünü basit ve fani şeylere kaptırdı. Dünyaya hapsoldu ve her yanımız karardı. Manevi konulara aklımız ermez oldu. İnsanın hakikati bunlar olabilir mi hiç? Bu dünyaya niçin gelmiş olduğumuzu bile düşünemez olmuşuz. Bu soruyu kendimize kaç yaşında soracağız?
  Birşey yediğimizde başta “bismillah”, sonunda “elhamdülillah”, arasında tefekkür ederek yediğimizde o bize can olacaktı, aşk olacaktı...Sıkıntı vermeyecekti...Sadece mideyi doldurmak, doymak için yediğimizde ne kadar faydası olabilir ki? Akıl, ruh ve kalp yine aç!
  Huzurumuz, mutluluğumuz ellerimizin arasından kayıp gidiyor. Çiçekler arasında yaşamayı betonlara nasıl da tercih ettik? Allah’ın o güzel isimlerini seyretmek, Onlarla yaşamak, tefekkür etmek dururken her sabah neleri düşünerek, hangi dünyevi kaygılarla yataklardan kalkıyoruz? Gökleri göremeden, yıldızları seyredemeden, her şeyin aşkla döndüğünü düşünemeden geçen zamanlara yazık olmuyor mu? İnsanın hakikatini çiğneyen bu kadar aldatılmaya nasıl göz yumabiliyoruz? İş işten geçmeden dünyanın bizi bizden almasına “dur” demeli değil miyiz?
  Olmamız gerekeni neden olamıyoruz? Hakikate ulaşamadan bu dünyadan göçüp gidecek miyiz yoksa? Ne vakte kadar fırtınamızın kopmasını bekleyip duracağız?
  İbrahim Ethem’in fırtınasının koptuşuna bir göz atalım:
  “O adı sanı iyi padişah geceleyin tahtı üzerinde iken, damda bir takırtı, bir hay huy işitti. Sarayın damında sert sert adımlar atıldığını duydu.

  Kendi kendine “Buna kim cesaret edebilir? dedi.

  Sarayın bahçesinden; “Kim o? Bu insan olamaz, bu saatte peri olmalı” diye bağırdı.

  Hiçbir yerde görülmemiş bir sürü insan damdan başlarını eğdiler de;

 “Devemizi kaybettik, onu arıyoruz.”

  Melik cevap verdi:

 “Damda deve mi aranır, bunu kim görmüş?”
  Ona cevap verdiler: “Sen taht üzerinde otururken Allah’ı nasıl arıyorsan ve bulacağını nasıl umuyorsan, senin bu vaziyette Hak Teala’nın visalini istemekliğin bizim damda deve aramamız gibidir.”
  İşte bu söz üzerine İbrahim Ethem bütün taç ve tahtını terk edip dağlarda dolaşarak palaspareler içinde gönlünü Allah’a verdi ve yüksek mertebeyi buldu. Çünkü saltanatın bin türlü hırsı içinde Allah’a ulaşmak, damda deve aramak kadar muhal idi.

  İbrahim Ethem hazretleri gibi padişahlıktan vazgeç ki, onun gibi sonsuz, ölümsüz bir padişahlık bulasın. Dünya mülkünü terk et ki, hakiki ve ebedi mülke ulaşasın.” (Mesnevi, cilt:4, 726.beyit vd.)

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote

busy
 
< Önceki   Sonraki >
 

İSTATİSTİK

Üyeler: 89
Haberler: 273
Web Bağlantıları: 14
Ziyaretçiler: 207813

BAĞLI KULLANICILAR