Genckalem.OrG | Türkiye'nin Özgür Geleceği için...

Adaletsiz Adalet!.. Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 6
Kötüİyi 
Yazar Savaş Aşık   
Cumartesi, 05 Nisan 2008

Bugünlerde tartışılanları anlamak nâmümkün. Zaten rahat bir şekilde kavrayabilmek için uzunca bir süre yazı yazmadım. Aslında şimdi de yazmayacaktım ama ne yaparsınız elim kaşınıyor. Bir türlü duramıyorum. Şöyle bir baktım geçmişe. Aslında Tarih bir kez daha tekerrür eder hâle gelmiş. Sadece roller ve kurumlar farklı.

Kapatılmak istenen bir parti söz konusu. Kapatılmak istenen parti de yenilir yutulur cinsten değil. Halkın oyunun %47'sine sahip ve her geçen gün desteği artan bir parti. Neden kapatıldı diye soruyoruz kendimize. Ve cevap olarak da karşımıza " Lâiklik " olarak çıkıyor. Hani daha tanımı dahi doğru düzgün yapılamayan Lâiklik yüzünden. Ne acı bir senaryo. Ehh ben bu tabloyu görünce birden aklıma 28 Şubat Darbesi geldi aklıma. Şöyle bir karşılaştırma yaptım ve rolleri, kişileri ve kurumları ele aldım.

Çok çelişkili bir başlık. Evet farkındayım. Ama ne yaparsın. Türkiye'deki adalet anlayışı da bu çelişkilerin bir parçası değil mi!.. Her şey çelişkili olur da en olmaması gereken şeyin de çelişkili olmaz mı!.. Olur. Türkiye ise olur.

Bugünlerde tartışılanları anlamak nâmümkün. Zaten rahat bir şekilde kavrayabilmek için uzunca bir süre yazı yazmadım. Aslında şimdi de yazmayacaktım ama ne yaparsınız elim kaşınıyor. Bir türlü duramıyorum. Şöyle bir baktım geçmişe. Aslında Tarih bir kez daha tekerrür eder hâle gelmiş. Sadece roller ve kurumlar farklı.

Kapatılmak istenen bir parti söz konusu. Kapatılmak istenen parti de yenilir yutulur cinsten değil. Halkın oyunun %47'sine sahip ve her geçen gün desteği artan bir parti. Neden kapatıldı diye soruyoruz kendimize. Ve cevap olarak da karşımıza " Lâiklik " olarak çıkıyor. Hani daha tanımı dahi doğru düzgün yapılamayan Lâiklik yüzünden. Ne acı bir senaryo. Ehh ben bu tabloyu görünce birden aklıma 28 Şubat Darbesi geldi aklıma. Şöyle bir karşılaştırma yaptım ve rolleri, kişileri ve kurumları ele aldım.

28 Şubat'ın baş mimarı şüphesiz medyadır. O günkü medya, bugün de aynı hızda devam ediyor. Kişilere bakıyorum. O zaman sivrilen kişi olarak karşımıza Reha Muhtar çıkıyordu. Şimdi ise yerini Ali Kırca'ya bırakmış durumda. O zamanki aczimendiler gitmiş yerini 5000'i zor bulan sözüm ona lâik kesimi almış. Bunların arasındaki tek fark ise; biri yobaz olarak adlandırılıyordu diğeri ise çağdaş. Ama eylemlere bakarsak; birileri kolkola geçmiş sokak ortasında " Hu Allah " çekenler. Diğerleri ise yaşlı kadının başörtüsünü çıkarıp nispe yapanlar, çarşaf giyip daha sonra bir anda hepsini atan çağdaş görünümlü yobazlar. Başrolde olan insanlara bakıyoruz. O zamanlar Müslüm Gündüz, Ali Kalkancı ve Fadime Şahin iken şimdi ise Türkan Saylan ve Tuncay Özkan. Aralarındaki tek fark. Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı tarikat ayağıyla sözde Fadime Şahin'e tecavüz ediyordu. Türkan Saylan ve Tuncay Özkan ise darbe çığırtkanlığı yapıp, Allah'a, Şerefli Mehmetçiğe ve dini inançlarımıza hakaret ediyor.

O dönemler Reha Muhtar Fadime Şahin'i, Ali Kalkancı'yı piyasaya çıkarıp şöhretine şöhret katarken şimdilerde Ali Kırca gizli kameralarla Başörtülü kız avıyla fır fır dönüyor. Ali Kırca bir anda başını inancı gereği örten insanları yobaz, laiklik düşmanı ve çağdışı olarak piyasaya sundu. Reha Muhtar ise Fadime Şahin'i vs. piyasaya sunarak bir anda Türkiye'de Lâikliği yok etmeye çalışıyorlar diyerek ön plana çıkarttılar. O dönemde bir de Hizbullah terör örgütünü öne sürdüler ve ekmeklerine yağ sürdüler. Ama kalkıp da kimse Hizbullah'ın aslında çoğunluğu kendi üyelerini katletmekle beraber PKK ve diğer Terör örgütleriyle işbirliği halinde olduğunu da kimseye açıklamadılar. Bir anda o dönemin Refah - yol hükümetine yıkmaya başladılar. Hatta Refah - Yol'a oy vermiş kimselerin evlerine baskın düzenlemeye bile başlamışlardı.

Son olarak kurumlara göz atacağız. O dönem ordu vardı. Şimdi ise Yargı ön plana çıkanlardandı. Ordu olan bitenlerle galeyana gelerek 54. Hükümetin ipini çekti ve Tarihe bir ayıp olarak geçti. Zaten o dönemden sonra da Necmettin Erbakan ve onun yandaşları bir daha da bellerini doğrultamadılar. O dönemde Ordu, bir demokrasi ayıbına imzasını attı. Ve daha sonra o dönemde gündemde olan Aczimendi tarikatı, Müslüm Gündüz, Ali Kalkancı ve Fadime Şahin bir anda buhar olup uçtular. Bugünlerde ise bunların o hükümete karşı yapılan bir komplo olduğunu açık bir dille ifade ediyorlar. Ama her şey geçti gitti. Yine olan Türkiye'ye oldu. İstikrarsızlık, ekonomide düşüş alabildiğine arttı. Türkiye, Avrupa gözünde hasta bir adam durumuna düştü. Dış politikada pasif kalmamız buna tuz biber ekti.

Günümüzde ise başarılı bir iktidar ve ona karşı kapatma davası açmış bir yargı var ki bu yargı halkın oyunun %47'sini alarak iktidara gelmiş ve Türkiye Tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza atmıştı. Ancak, elit kişiler ve ayrıcalıklarından mahrum kalan bir takım kişilikler lâiklik kavramını öne atarak şimdi AKP'nin ipini çekmeye hazırlanıyorlar. Ancak, zamanlamaya bakarsak bu kapatma davasının açılması tamamen Ergenekon Terör Örgütü'nün kıstırıldığı ana denk geliyordu. Nitekim ÖDP Genel Başkanı Sayın Ufuk Uras ise tam da bu noktaya değinmişti. Ergenekon Terör Örgütü'ne bakarsak üyelerinin hemen hemen hepsi Askerî kesimden, Yargı mensuplarından ve Bürokratlardan oluşmadır.  Bu konuda İP'de söz sahibi olduğu açıktır. Zaten yapılan aramalarda bu iyice kesinlik kazandı. CHP şu an bir parti statüsünden çıkmış tamamen bir terör örgütünün savunucusu kimliğine girmiştir. Türkiye'de Lâiklik kavramının tehlikeye girdiğini öne sürerek bir anlamda eyyamcılık yapmaya devam ediyorlar. Anaya Mahkemesi üyelerine şöyle bir göz atarsak bunların 7'sinin Ahmet Necdet Sezer tarafından getirildiğini görüyoruz. Aynı Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Anayasa'da olmayan 367 Meclis Üye Yeter sayısını bir anda kabul etti ve Cunhurbaşkanlığı seçimlerinin uzamasına sebebiyet vermişlerdi. Aynı Anayasa Mahkemesi, bir komedi niteliğindeki davayı kabul etmiş ve AKP'yi bir anda kapanma noktasına getirmişti. Benim bu konudaki kanaatim şu şekildedir. 367'yi kabul eden bu Mahkeme, her türlü bu partiyi de kapatır. İnşallah yanılırım ama gidişhat bunu gösteriyor.

Ne yapmalıyız?

Halk olarak sağduyulu olmamız ve sözde lâikçilerin kışkırtmalarına kulak vermememiz gerekir. Devletin bekâsı ve bütünlüğü için akl-ı selim hareket etmek gerekir. Galeyana gelmemek, tahriklere kapılmamak gerekir. Artık sessizce sonucu bekliyoruz. Allah hakkımızda hayırlısı ne ise onu etsin...

Yorumlar (5)Add Comment
Bana, Atama Hakaret Ettiğim Yerleri Göster
Yazan Savaş Aşık, Mayıs 04, 2008
Sizin gibiler Atamı Marksist gibi gösterip bir de bize hakaret ettik diye hakaret ediyorsunuz. Yok yaa!.. Allah'ını seversen AKP nasıl bir darbe yapmış bir anlat hele. Bir anlat. Bakalım neler diyeceksin merak ediyorum. Sizin anlayışınız zaten bu. Görüşlerimizi söylediğimiz an hopp dindar pozisyonuna giriyoruz. O da yetmezmiş gibi bir de Atamıza hakaret ediyoruz pozisyonuna sokuyorsunuz. Sizin gibi yobazlar bu ülkeyi soyup soğana çevirdi bee. Aha işte. CHP, İP ve daha bir çoğu. Tamam AKP'nin de hataları yok değil. Ama kardeşim bir savunduklarınıza bakın bir de AKP'ye. Siz Marksist bir ideolojinin piyonusunuz. Aslanım, biz olduğumuz müddetçe bu ideolojiyi bu devlete sokamayacaksınız. Atamızı kullanıp kendi ideolojilerinizi dikte edemeyeceksiniz. Haydi bakalım. Hodri Meydan!..
Yanlış Yerdesin
Yazan Savaş Aşık, Nisan 25, 2008
Bir kere ben AB savunucusu değilim. Ben de bir AB karşıtıyım. Bunu bir kenara atalım. Allah aşkına p'ini Cumhuriyet Gazetesi'nden aldığı Kanal D'de vs. yapılan açık oturum programlarından alınanlarla bir dava açıyorsanız o zaman bir Yargıtay Başkanı olarak siz işinizi bilmiyorsunuz bu 1. O zaman işin ehli değilsiniz. Çünkü; bütün hukukçular (Ergenekoncular hariç) bu kapatma davasını esefle kınamaktadır. Tamam senin dediğin gibi olsun. AB bir imparatorluk olsun. O zaman söyler misin bu Angela Merkel, Nicolas Sarkozy ve Wolfgang Schüssel neden bu imparatorluğun büyümesine karşı? Mâdem AB bir imparatorluk olacak o zaman bu saydığım isimler bu olaya balıklama atlamalılar. Burada da bir tezat içerisindesin.

Mâdem az nüfusla girecek. O zaman Sayın Başbakan neden kadınlara en fazla 3 çocuk yapın diye bas bas bağırıyor? Yoksa bu yolla mı nüfusu azaltmayı düşünüyor?

Tüzel bir parti eğer birilerinin yuvasına çomak sokuyorsa elbet onu indirmek için dava açarlar. Kusura bakma Mehmet Uslu. Senin o savunduğun kişilerin hepsinin teker teker nasıl bir kişilik oldukları ortaya çıkıyor. Hepsi bir Ergenekoncu.

Biz İmamcılar değiliz. Biz illâ imam çıksın da Cumhurbaşkanı olsun demiyoruz. Adaletli olsun da ne olursa olsun. Ama görüntü sizin adalet yerine kendi çıkarlarınızı ön plânda tuttuğunuzu gösteriyor. Sayın Sezer döneminde adil seçimlerle seçilen rektörleri değil kendi seçtiği piyonları ve soyguncuları Üniversitelere getirdi. Alın sonuç işte. Adaletsiz bir yönetim, üniversite kasasından yapılan harcamalar ve dünya listesinde ilk 500'e dahi girememe. Ne kadar utanç verici bir tablo!..

Biz Kadere inanıyoruz. Doğru. Ama biz kaderci değiliz. Biz tedbiri alır sonra tevekkül ederiz. " Allah Korusun " diyeceğiz tabii. Biz tedbirimizi alalım da sonra yine " Allah Korusun " diyelim. Bundan daha güzeli var mı? Allah Korusun diyerek şehit verdik. Ne deseydik Muro gibi " Kozmos korusun " mu deseydik. Şehit, Allah yolunda vatanı uğruna ölenlere denir. Vallahi biz aldığımızı yemedik. Verdiğimiz oylar da şu anlık boşa gitmiş değil. Ülke ekonomisi Dünya'nın en büyük 17. ekonomisi. Ama siz buna da inanmazsınız. Çünkü; sizin istediğiniz gibi değiller.

Bu vatan senin " Lâiklik " sesinle değil " Allah Allah " edâlarıyla kuruldu. Bu şehitler " Kosmos seni korusun " la değil " Allah Korusun " la savaştı. İşte Allah'ın gücü işte vatan. Senin kafayla gitseydik o bağımsızlığı biraz zor görürdük. Eğer bunu hâlâ görmüyorsan o zaman insanlığından utan. Çünkü; boş yaşıyorsun...
Peygamber efendimizin bir hadisi vardir. "isi herdaim ehline verin!"
Yazan Mehmet Uslu, Nisan 24, 2008
Peygamber efendimizin bir hadisi vardir. "işi herdaim ehline verin!"
Hatta kiyamet alametlerinden biri de "işler ehline verilmedigi vakit, kiyameti bekleyin".

SİZ İMAMCILAR BİRAZ BİLGİLENİN DİYE AŞŞAĞIDAKİ SATIRLARI YAZIYORUM:

Türkiye ye son darbeyi vurmak için AB (ABD) tarafından hazırlanmış bir tuzaktır.
Kapatma İddanamesinin tümünü okursanız karşınıza birçok 'neden ler' çıkacaktır !
NEDENLER :
1. Niye Anayasa Mahkemesi bir Tüzel Kişiyi (Partiyi) cezalandırmak istiyor ? Bu davanın Mahkeme tarafından olumlu netice almasını çok zorlaştıran bir girişim , zira Tüzel kişiyi suçlamak olayı çok soyutlaştırıyor.
2. Anayasa Savcısı çok somut suç unsurları olan özel kişilere karşı, teker teker dava açmaya cesaret edememiştir. Her nakadar Parti kapatma davası iddanamesinde bu kişilerin adları geçsede. .......
3. Parti kapatma davasında AIHM in tavrı şimdiden bellidir. TC yargılanacak ve böylelikle Türkiyenin sadece hukuksal düzeni değil, tümüyle siyasi ve hatta coğrafi düzeni değiştirilicektir.
4.Türkiye ancak böyle bir değişimle (küçük ve az nüfuslu bir Ülke olarak) AB ye alınabilir. Zira AB nin hali hazırdaki hejomonik yapısı (AB de Almanya Fransa egemenliği) bu da AB üyelerini Nüfus ve Ülke büyüklüğü (=AParlementosundaki Oy hakkı) ile belirlendiğinden Türkiye yi bugünkü haliyle almayı istememektedir.
5. Barasonun dediği : 'AB bugün bir İMPARATORLUKTUR ' İstediklerini şöyle veya böyle yaptırır ' bunun kanıtlarından biridir. Tabii onuni ülkesi Portekiz e gidecek olursanız göreceksiniz Portekizin Türkiye den her hususta nekadar geri olduğunu. (Ben orada 5 yıl yaşadığımdan)

Böyle kadercilikle bir vatan korunmaz ! İŞTE LAYİKLİK BURADA BAŞLIYOR ! ALLAH KORUSUNLA BUNCA ŞEHİT VERDİK ! HALA ALLAH KORUSUN LA DEVLET İDARE ETME ZIHNİYETİ ! ANLAŞILAMIYACAK BİR OLAY 21. YY da !
....
Yazan Horozigo, Nisan 15, 2008
Her zaman birileri yanacak, yananlar her zaman haklı degildir. Zira islam tadında kapitalizmi yemeye başlardık, başladık, başlamamalıyız.
..
Yazan meLis, Nisan 06, 2008
herzaman susduk " sag duyuLu oLduk",herzaman bekLedik
ve hep kaybeden gene biz oLdukk
türkiyedeki insanLarin cogu cahiL ve biLincsiz .
kimsenin oturup bu konuLarla iLgiLi kaFa yordugu yok..
bu i$ artik aLaha kaLmamis kaLmaz da
türkiye gene uyuyor..
herzaman yaptigi gibi...

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote

busy
 
Sonraki >
 

Anket

Hangi Parti Kapatılsın?
 

Kullanıcı Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

İSTATİSTİK

Üyeler: 84
Haberler: 244
Web Bağlantıları: 14
Ziyaretçiler: 155885

BAĞLI KULLANICILAR