| Bize Neler Oluyor |
|
|
| Yazar Filiz Konca | |
| Cumartesi, 15 Mart 2008 | |
|
Hz. Osman (r.a.) şöyle buyururlar: “Eğer kalpleriniz tertemiz olsaydı Allah’ın kelamına doyamazdınız” (Ali el-Müttaki,2,287/4022) Acaba kalplerimiz ne durumda? Ehlullah şöyle der: “Günahların kalpte bir tesir uyarmaması o kalbin ölmüş olduğunu gösterir. Günaha, hataya, masiyete tepki vermeyen, rahatsızlık duymayan, uyku kaçırmayan bir gönül ölmüş bir bünye gibidir. Onun hastalıklara, virüslere, mikroplara karşı nasıl tepkisi yoktur, hararetle başka şeylerle kendisini ifade etmez; aynen öyle de, tabii infialleriyle yanlışlıklara karşı yumrukla, tekmeyle, başını sallamakla tepkisini vermeyen bir gönül ölü demektir. Mümin bir gönül günaha karşı tepki gösterir. Bu tepkilerin en başta geleni istiğfardır.” Günah insanı Allah’tan uzaklaştırır. Küfre yaklaştırır. Günah insanı kirletir. Kalp ve ruh fonksiyonunu icra edemez. Tesettür, namaz, oruç, faiz vs. gibi konular hakkında olur olmaz sözler söylemek, kendi aklından fetvalar vermek, kendi hevasından konuşmak, deformasyon yaşayan insanların düştüğü durumları gözler önüne seriyor. Hüküm mü beğenilmiyor yoksa hükmü veren mi? Rahatsız olmamamız gereken şeylerden rahatsız olmaya başladık, rahatsız olmamız gereken şeylerden de rahatsız olmamaya başladık. Biz bu değildik... Bediüzzaman Said Nursî şöyle der: Ulema-i İslâm ortasında "İslâm" ve "îman"ın farkları çok medar-ı bahis olmuş. Bir kısmı "ikisi birdir", diğer kısmı "ikisi bir değil, fakat biri birisiz olmaz" demişler ve bunun gibi çok muhtelif fikirler beyan etmişler. Ben şöyle bir fark anladım ki: İslâmiyet, iltizamdır; îman, iz'andır. Tabir-i diğerle, İslâmiyet, hakka tarafgirlik ve teslim ve inkıyaddır; iman ise, hakkı kabul ve tasdiktir. Eskide bazı dinsizleri gördüm ki, ahkâm-ı Kur'aniyeye şiddetli tarafgirlik gösteriyorlardı. Demek o dinsiz, bir cihette Hakkın iltizamıyla İslâmiyete mazhardı; "dinsiz bir Müslüman" denilirdi. Sonra bazı mü'minleri gördüm ki, ahkâm-ı Kur'âniyeye tarafgirlik göstermiyorlar, iltizam etmiyorlar; "gayr-ı müslim bir mü'min" tabirine mazhar oluyorlar. Acaba Îslâmiyetsiz iman, medar-ı necat olabilir mi? Elcevap: “İmansız İslâmiyet, sebeb-i necat (kurtuluş sebebi) olmadığı gibi, İslâmiyetsiz iman da medar-ı necat olamaz.” Yorumlar (0)
![]() Yorum Yazın
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| İş Dünyası ve Gelişmesi |
| Diğer Yazıları |
| Ergenekon İddianamesi Üzerine |
| Diğer Yazıları |
| Vay Ben Neler Gördüm |
| Diğer Yazıları |
| Ne Yaptığımızı Zannediyoruz? |
| Diğer Yazıları |
| Uslu Bebek |
| Diğer Yazıları |
| Köpeklerin Sadakati |
| Diğer Yazılar |