| AB Rüyası 2 |
|
|
| Yazar Emre Kundakçı | |
| Cuma, 29 Şubat 2008 | |
|
Tabikide AB ülkeleri ve ABD birbiri ile rekabet ediyor, birbirlerinin iyiliğini istemiyor. Ama 'it iti ısırmaz' lafıda bir köşede durmakta. Onlar bir düzene tabi olmuşlar ve o düzen içinde birbirleri ile mücadele etmekteler. Belki bilirsiniz mahalle aralarında bir sürü köpek birlikte gezerler. Sağa sola saldırıp, diğer köpeklere saldırıp yiyecek elde ederler, tabi çete içindeki köpeklerde dayanışma azami derecededir. Kendi içlerinde kim daha çok kemik elde eder savaşımına girerler, ama çetenin dağılmasına, o mahallenin ellerinden çıkmasına izin vermezler. Yada bir köpek kardeşlerinin bir insana saldırdığında onu durdurmaz, yavaşlatmaz, aksine yardım eder. Dünya bir mahalle, ABD ve AB'de çeteci kardeşler. Bu tarz bir dayanışmayı en son Irak'ın işgalinde gördük. Çoğu AB ülkesi ABD'ye karşı çıkmamış aksine yardım etmiş ve işgalci tarafta yer almıştır. İkisi arasında pek fark bulunmayan bu ikilinin ortak özelliği ise işgalci olmaları. Ama AB, ABD'den farklı bir işgal stratejisi uygular. Mesela Yugoslavya’da halk arasında nifak tohumları serpip, üzerlerine bomba yağdırdılar. Yada Türkiye, evet evet, mesela aynı Yugoslavya gibi halka nifak tohumları serptiler, hala serpiyorlar. Kendi kuklalarını yönetime getirdiler, çığırtkanlar edindiler. Üyelik vaadiyle kandırıp, resmen vatanın ırzına geçtiler, geçiyorlar. ABD'nin son süreçte yürürlüğe soktuğu, 'dünyayı düzenleme' politikasının saldırganlığı ve yıkıcılığı karşısında, sakın ha AB'yi insaflı emperyalist olarak adlandırmayın. Örneğin AB'nin uluslararası hukuka uyma konusundaki titizliği, askeri güç kullanmama yöntemi tamamen, diplomasi alanındaki yetkinlikleri ve askeri açıdan tam anlamıyla NATO'dan bağımsız bir askeri güç kuramamasındandır. Yazının burasına kadar barış yanlısı insanların AB yanlısı olma ihtimalini ve ABD ve AB'nin birbirlerinin panzehiri olup olmadığına değindik. AB içi demokratikliğe değinelim birazda; AB günümüz dünyasında anti demokratikliğin kalesidir. AB halklarının hayati damarları üzerinde alınan kararlar, halkların seçmediği kişi ve kurumlarca alınıyor. Bu kişi ve kurumlar AB şakşakçıları tarafından seçiliyor, görevlendiriliyor. AB'nin büyükbaşları kendi hegemonyalarını tehlikeye atmamak için bir yandanda diğer küçükbaşların önüne set çekiyor. Gidip bizim zeki büyükbaşlarımızda bu işerin altına imza atıyor. Tabi birde Avrupa Anayasası Taslağı var, merkezi ve denetimden uzak AB kurumlarına özgürlük babında. Bizim büyükbaşlarda buna imza attılar. Ona yanmamda hala zeki olduklarını iddia ederler ona yanarım. Yada zekiler ama bu vatanı o kadarda çok sevmiyorlar. Cüzdanlarını seviyorlar, oğullarını seviyorlar. AB'nin anti demokratik bir uygulaması da avroya geçiştir. Söz sahibi ülkelerin çıkarlarına olan bu olaydan diğer üye ülkeler rahatsız olduğu bilindiğinden referandum uygulanmamış, bu geçiş üye ülkelere dayatılmıştır. En can yakan noktası da, merkez bankasının üye bütün ülkelerin para politikalarını belirlemesidir. Ne tür bir politika mı ? Aslında pek yabancı değiliz o politikalara. Hani şu kemere sürekli yeni bir delik ekleten türden politikalar. Çok canımızı yakan bu politikalardan kurtuluş AB'de değil yani. Yorumlar (2)
![]() Avrupa Avrupa Duy Sesimizi Yazan Misafir, Şubat 29, 2008
Mustafa armağanın son kitabı Byük Osmanlı Projesinde Avrupadan baya bahsediyor . Tavsiye edilir. Okumak ve faydalanmak dileğiyle.
Yorum Yazın
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| İnsanlığın Geleceği İçin... 1 |
| Diğer Yazıları |
| Faizsiz Finans Caiz midir? |
| Diğer Yazıları |
| Alevi Kardeşlerimizi Uyandıralım |
| Diğer Yazıları |
| Sınav Koşusuna Dur De! |
| Diğer Yazıları |
| Bir Kupanın Öyküsü - 1 |
| Diğer Yazıları |
| Zorunlu Seçim |
| Diğer Yazıları |
| Sevdamızsın Ya Rasulallah |
| Diğer Yazılar |
AB'ye karşı olsam da kopenhag kriterlerinin tamamına uyulmasını destekliyorum. Türkiye AB uyum yasalarının tamamını çıkarıp kendi içindeki elitist chp zihniyetinden ve derin devletten kurtulmalı ama asla AB'ye üye olmamalı bilakis rakip olmalıdır. Hatta bunun ilk adımı Türk ortak pazarı ve Bütün üye ülkelerin ytl'ye geçmesi ve ticaretlerinde tamamen ytl kullanmalarıdır..