Genckalem.OrG | Türkiye'nin Özgür Geleceği için...

Bela Aramak Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 4
Kötüİyi 
Yazar Misafir Yazar   
Pazartesi, 18 Şubat 2008

Can Yılmaz 

Ehlullah şöyle bir kıssa anlatır:
Bir grup Müslüman tertip ettikleri kadınlı erkekli bir kafileyle hac yolculuğuna çıkarlar. Çölleri aşıp vahaları geçerek yol alırken, iki dağın arasında ıssız bir vadide yollarını kesen eşkıya, silahlarını doğrultur:
- Ya canınız ya malınız! derler. Hac yolcularında elbette karşı koyacak silah yoktur. Hepsi de kaba kuvvet karşısında ellerini kaldırıp teslim olmaktan başka çare bulamazlar.

Bir ellerinde silah bir elleriyle de erkek yolcuların üzerlerini aramaya başlayan eşkıya, ne var, ne yok hepsini alır, ekmek parası dahi bırakmaz. Şu kadarı da var ki, geriye çekilmiş korku içinde titreşen kadınlara asla dokunmazlar. Bunu gören yaşlı bir yolcu:
- Eyvah der, eşkıya paramızı alıp elini kolunu sallayarak gidecek, ekmek parası dahi bırakmayacak bize! Tam o sırada eşkıya başından bir ses yükselir:
- Kadınları bırakmayın, başörtülerini çıkartın, saçlarının arasına varıncaya kadar altın arayın.
Eşkıya güruhu bu defa bir köşeye çekilmiş korku içinde titreşen kadınlara yönelip onların başörtülerine el atmaya başlar. Yaşlı yolcu bu defa yorumunu değiştirir:
- Arkadaşlar der, artık eşkıya paramızı götüremez endişeye kapılmayın! Şunu ekler sözlerine: Çünkü der, bunlar zulmü gayretullaha dokunduracak dereceye çıkardılar. Bekleyin bir gayretullaha dokunma tokadı gelir bunların başına.
İşte bu sırada başları üzerinde bekleyen yağmur yüklü buluttan müthiş gürültüler duyulur, eşkıya topluluğunun üzerine yıldırımlar yağar, yerlere serilen eşkıya aldığını koruyamaz hale gelir. Cesareti artan yolcular da paralarını zalimlerin ellerinden geri toplayıp yollarına devam ederler. Bir müddet sakince yürüdükten sonra biri sorar:
- Efendi der, önce ekmek parası dahi bırakmayacaklar, tüm paramızı alıp götürecekler diye endişeye kapıldınız, ama sonra da sanki olacakları biliyormuşçasına, 'Artık paramızı götüremezler' diye rahatladınız. Gerçekten de dediğiniz gibi oldu. Paramızı götüremediler, alıp yolumuza devam ediyoruz. Bunu nasıl anladınız?
Yaşlı yolcunun yorumu şöyle olur:
- Onlar önce erkek yolcuların parasını almakla zulmettiler. Ama zulüm orta derecedeydi; gayretullaha dokunma sınırına ulaşmamıştı. Zirveye çıkmayan zulüm devam eder, bir engelle pek karşılaşmaz. Onun için 'Eyvah paramızı götürecekler!' diye feryat ettim. Ne zaman ki kadınlara dönüp onların başörtülerine de el attılar. Başörtüsüne el atma derecesine ulaşan zulüm, gayretullaha dokunma sınırına ulaşan zulümdür. Zulüm bu sınıra varınca Rabb'imiz bir sebep halk edip zalime haddini bildirir. Zulmünü sona erdirir. Bundan dolayı ümitlenip paramızı götüremeyeceklerini söyledim. Öyle de oldu. Kadınların başörtüsüne el atmaları gayretullah yıldırımlarını üzerlerine çekmelerine sebep oldu.
  Sütçü İmam’ın yüreciği Fransız Ermeni lejyonerlerinin bacılarının örtüsüne uzanan ellere tahammül edemedi...

  Cüz böyle ise ya küll?

  Bugün ise Sütçü İmam Üniversitesine başörtüsüyle girilemiyor.

  Hz. Mevlana şöyle der:

  “Adalet nedir? Ağaçlara su vermek. Zulüm nedir? Dikeni sulamak. Adalet bir nimeti yerine koymaktır, her su çeken tohumu sulamak değil.

  Zulüm nedir? Bir şeyi yerinde kullanmamak, yeri olmayan yere koymak. Bu da ancak belaya kaynak olur.”

  Abdulkadir Geylani hazretleri şöyle der:

 “Allah’ın emri hilafına gidiş felakettir.”

 “İnsanlar iki kısımdır:

 Biri dünya arar; diğeri ahiret.

 Bunlar kıyamet günü de böyle olacak.

Bir kısmı cennet ehli, diğer kısmı da cehennem.”

Yorumlar (8)Add Comment
selamun aleykum
Yazan sonuç, Şubat 27, 2008

kontlar diyarına yani bu siteye hoşgeldim:))
Haşa ve Kella !
Yazan MurşidPeyda, Şubat 26, 2008
amaç kimseye sözlerini yutturmak değildi...Hele savaş kardeşim mevzubahis ise...

Amacım gösteri yapmak ...Gayet zilletvari bir ahvaldeyim bunu söylerken...

Benim gibi ilmi merhalesi zeminde olan dirayetsiz,pervasız ve cahil kişiler bu tür mekanlarda noksan bilgi teçhizatlarıyla gösteri yapmayı sever...Bende onlardan birisiyim...

Lakin tek amacım şov yapmak değildi bu defa(hayret :))

Hatırlatmam gereken şey şu idi...Buradaki abilerimiz ve kardeşlerimiz şahsi fikirleriyle çelişecek şeyler söylüyorlar...Karakterlerinin yansıttıkları güzel yazılarla yaptıkları yorumlar inanılmaz şekilde çelişmekte...Bunu hatırlatmak istedim...

Saygı ve Muhabbetle...
Teşekkür Ederim
Yazan Savaş Aşık, Şubat 26, 2008
Sevgili can dostum Mürşid'in güzel açıklamaları için teşekkür ederim. Verdiğin bilgi son derece önemli olup benim sözlerimi yutmam için yeterlidir. Teşekkür ederim...
Savaş Aşık'a
Yazan MursidPeyda, Şubat 26, 2008
Bu kabe meselesi çok uzadı...Hiç şüphe yok ki Efendimiz(sas) devri ve az öncesi
bir mucizatlar zamanıydı...Orada kah Efendimiz(sas)!in gelişine binaen kâh azgın kavimlerin iyice azmasına binaen mucizat-ı ilahi ihtizaza gelmiş ve gözlere ayan olmuştur...YANİ BU MESELE GAYET İSTİSNAİDİR...BU KADAR BASİT ÖRNEKLERDE KULLANILMAYACAK KADAR İSTİSNAİ...

Peki ey Allah'ın kulları...Size O'na ibadetten daha elim ve daha vehim hangi uğraş tedbir görünür?

Ayrıca sizin her vadi ve vadede görünebilecek ölçekçe küçük ehemmiyetçe büyük ibadetten doğan mucizatları bir materyalist edasıyla önemsemenizi anlayamıyorum...İbadet=İman...bu muvazene de İbadet ve taatin hangi önlem ve tedbirin altına düşebileceğini söyleyebilirsiniz ?

Lütfen arkadaşlar...ideolojik görüş ve somutizm hendeğinden Ya Bismillah ! deyip çıkalım...

BİZE İSLAM YETER !

Bunu cesaret ve idrak ve iman ve teslimiyet ile söylemeden de sanırım beni anlayamayacaksınız ...
Önce tedbir sonra tevekkül
Yazan Savaş Aşık, Şubat 25, 2008
Öncelikli olarak bu anlatılan Yüce Yaratan'ın hikmeti ve gücünü gösterir. Ancak, ben yine de bir eksiklik buldum. Ellerinden hakları alındığında aciz kalanları ele alacağım. Haklarını bu kadar kolay vermeleri bence doğru değildir. Çünkü; önce mücadeleni ortaya koyacaksın sonra da tevekkülünü edeceksin. Her şeyi yaratandan beklemek bana sorarsanız son derece yanlıştır. Kâbe'nin yıkılışını endişe içinde bekleyip savunamayanlarla aynı kefededirler...
Anti-Sunusi Olacağız Şimdide :)
Yazan MursidPeyda, Şubat 21, 2008
sunusicim...
Halbuki Rabbimiz kitabında sen vur ki senin elinle rabbin onları cezalandırsın buyur muyor mu?

önce kitab-ı mukaddesin adını ve o kitap içindeki hangi ayet-i kerimede böyle dendiğini belirt...sonra da ben sana diyim ki sakın bir harb yahut zulumatın gayretullaha dokunduğu anda bu ayet-i kerime inmiş olmasın??...bu bir...

Müminin gayreti...yani BEKLEMEME HALİ ibadettir....Mümin ancak ibadet ettiği zaman en güzel şeyi yapmış olacaktır...Namaz kılana BEKLEYİP SONUNDA DA EYVAH DİYEN kişi olarak bakarsan buna kargalar bile konsey kurup nara ata ata gülerler :/

Rabbi'den yardım beklerken VAR MISIN YOK MUSUN hissine kapıldığı bir ekseriyet olamaz...kıt imandan kaynaklanır...

gökten ebabil bekleyenler kimdi bu arada ??

sunusicim...yazılarından öfke akıyor...ama öfkenden etkilenmedim...
nokta koysan firaset-i imaniyye ile....nokta koyardım dilime ;)

selam selam...
Azan bulur
Yazan Sahaf, Şubat 20, 2008
Sunusi kardeşim. Allah razı olsun. Sende dediğinde haklısın.Çünkü "haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" buyuruyor efendimiz. Ama bu yazıyı ekleyen can yılmaz kardeşimiz eminimki bekleyin demek istemedi. Zulmedenlerin sonu yakındır demek istedi. Tavsiyem yazıyı bir kez daha okuyup güzelce tekrar yorumlamandır.Eminimki sizde benim gibi düşüneceksinizdir.
Ama ben böyle inanmıyorum!..
Yazan sunusi, Şubat 19, 2008
Yıllardır Mehdi bekleyen, olmadı mesih bekleyen müslümanlardan mı olalım.. 5 vakit namazımızı kılalım da bir zulüm olduğunda eyvah diyip ağlaşıp ilahi yardım mı bekleyelim. Halbuki Rabbimiz kitabında sen vur ki senin elinle rabbin onları cezalandırsın buyur muyor mu?
Gökten ebabiller bekleyenlere bir resul gönderildi.. gönderildi ki onlara beklemenin yanlış olduğunu öğretsin..
Ne mehdi ne mesih ne de tasavvuf hikayeleri bizleri tembelliğe ve korkaklığa itmesin.. müslüman gayret edendir, eliyle, diliyle, olmadı kalbiyle...

Ya da baştan diyelim ki:
Ey rabbimiz, bu bizim değil senin dinin, sahibi de koruyucusu da sensin, biz sadece izin verilene kadar ibadet ederiz, sen onlardan daha güçlüsün, onlara karşı da ancak sen mücadele edersin.. öyleyse sen onlara galip gel de bizler de sana şükredelim.. Hem böylece biz de görelim VAR MISIN, YOK MUSUN..???

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote

busy
 
< Önceki   Sonraki >