Yazarlar
Mustafa Kont
Felatun Bey ile Rakım Efendi 


| Felatun Bey ile Rakım Efendi |
|
|
| Yazar Mustafa Kont | |
| Çarşamba, 16 Ocak 2008 | |
|
Bir hevesle başlayan özenti uzun yıllar bırakmadı peşimizi, halada bırakmış değil. Osmanlının gücü arttıkça, dünyaya hükmetme yolunda mesafe kat ettikçe, insanımızda o nispette yozlaşmaya başladı. Çok basit olarak futbol maçında büyük farkla öne geçen bir takımın rehavete kapılması gibi tarif edebiliriz durumu. Eskiye baktığımızda her millet için her büyük devlet için durum aynı gibi duruyor. Mesela bir Roma bir Bizans, Rusya Abbasiler, Selçuklular, Fransızlar gibi. Önce bir yükseliş dönemi ardından gelen bir israf ve zulüm dönemi ve yıkılış. Neyse konumuz bu değil. Yıkılmaya yüz tutmuş Osmanlı devleti, kendisiyle beraber toplumu da yıkmak üzeredir. Osmanlıda bir batı hayranlığıdır almış başını gidiyor. Fransız ağzıyla konuşmak, İngiliz tarzı giyinmek Osmanlı insanı için gelişmenin, medenileşmenin ifadesi olmaya başlamıştır. Bey oğluna Mister ve Misters Ziklas ile iki kızı Margrit ve Can yerleşmişlerdir. Osmanlıca yaşamak heyecanı ile onlarda tutuşmaktadırlar. Nasıl bizdekiler Fransıza, İngilize özeniyor ise onlar da bir İngiliz ailesi Osmanlıya özenmişler. Baba yok anne yeni vefat etmiş Rakım ise kendi el emeğiyle kendini yetiştirmektedir. Çalışmanın ibadetliğine tam anlamıyla inanmış sabah akşam çalışmaktadır. Ev halkı Arap bir dadı ve birtek kendisidir. 3 oda bir salon kargir bir evde oturur Rakım, evin arkasında ufak bir bahçesi de vardır. Yozefino hanım, fakat aşifte, Rakım’la arkadaştır. Rakım’ın çalışkanlığı dillere destan. Mister Ziklas, kızları Can ve Margrit Türkçe öğrensin diye hoca olarak Rakım efendiyi tutar. Rakım’ın İngilizlerin evine girmesi ile Rakım artık edep ve ahlkaıylada dillere destan çalışkan bekar bir gençtir. Divandan güzel beyitlerle kızlara güzel bir Türkçe (Osmanlıca) öğretmektedir Rakım. Yozefino biraz yaşlı ama gençlik heyecanını kaybetmemiş, hafif oynak meşrepli bir hanım ki, Rakım’a kendini beğendirmek hoşuna gider ve Rakım’ı hem bir kardeş hem bir oynaş olarak çok ister. Bir gün Rakım kendine bir esirciden Canan’ını alır. Canan Çerkez kızı alımlı, güzel, akıllı. Türkçeyi Rakım’dan ve dadısından, Piyano çalmayı ve Fransızcayı da, Yozefino’dan öğrenir. Piyanoyu Rakım Yozefino’dan ucuza kapatmıştır. Esir fakat, esaret altında değil, el üstünde taşınır Canan. Rakım’ın esiri ama Rakım’dan çok altını, elması var. Can ve Margrit ile dersler devam ede dursun, Felatun zenginliğin etkisiyle nereye ne harcayacağını karıştırmaktadır. Felatun daha çok Fransızca konuşur. İngilizler gibi giyinir. Para bol ya, metresiyle kumar masalarında yatıya kalırlar. Yozefino Rakım’a asılır ama Rakım, can dostunu hiç düşünmeden reddeder. Can ve Margrit ile uzun zaman yalnız kaldığı halde, erkekliğinin istekleri asla meydana çıkmaz. Canan ise sadece bir kardeştir, asla aynı odayı paylaştıkları olmaz. Fakat Can öyle değil, Rakım’a aşıktır. Hasta olur yatağa düşer. Tek çaresi vardır, Rakım onu sevecek. Fakat artık hikaye bitmeye yüz tuttuğu için Rakım Canan’ından başka bir şey istemez. Artık, akıllı, güzel, alımlı canan onun için maharetli ve bilgilidir. Eski cahillik gitmiş bir Osmanlı hanımefendisi gelmiştir. Misters ve Mister Ziklas Rakım’a, Can’ı kurtarmak için bol para ve makam teklif ederler ama Rakım reddeder ve aşkı sevgiyi seçer. Felatun ise batılı gibi yaşarken, batmıştır. Beş kuruş yok artı kumar borçlarıyla İskenderiye taraflarına doğru yola çıkar. Artık akıllanmıştır, dürüst çalışıp, parasını kazanıp borçlarını ödeyecektir. Kağıthane taraflarından ve sabah vakti deniz sefasından söz edilir, Rakım,Yozefino, Canan ve dadı hep beraber gezerler. Rakım sabah erken kalkar ki, doğa ile hayat ile beraber hayata başlasın, fakat Yozefino ve Felatun öyle mi? Gündüz biter onlar başlarlar. Ahmet Mithat Efendi’nin Felatun Bey ve Rakım Efendi romanı bu şekilde. Osmanlı yıkılırken yıkılan insanlığın temsilcisi Felatun Bey ile direnen insanlığın temsilcisi Rakım Efendi arasında güzel, aşkla sevgiyle bezenmiş bir roman yazmış A. Mithat Efendi. A.Mithat Efendi çok ileri görüşlü olduğu için mi bilinmez, bugünleri, o günlerden resmetmiş. Yoksa, o çok ileri görüşlü değil, fakat biz toplum olarak çok mu geriyiz? Yada geride kalanlardan ders almayı mı bilmiyoruz? Kitap çok güzel bir sevgi atmosferi sunuyor okuyucusuna, tatlı tatlı gülümsemek ve içinizde güzel insanlar ne kadar güzel oluyor(?) için bu güzel kitabı okumanız gerekiyor. Fakat kaçırılmaması gereken bir nokta, sanırım o zamanda içki haramdır içilmesin demek irtica sebebi sayılıyordu ki, A. Mithat Efendi iki yerde Rakım’a içirmeyi ihmal etmiyor. Belki de günümüz sinemasının sevişme sahnesinden vazgeçememesi gibi bir şeyde olabilir. Bu arada en sonunda Canan ile Rakım evlenir, Can ise hastalığını Allah’ın lütfu ile yener ve hepsi mutlu olurlar. Yorumlar (3)
![]() Teşekkürler
Yazan Emre Kundakçı, Ocak 30, 2008
Güzel bir eser degerlendirmesi olmuş. Klasikleri teker teker inceleyip yorumlarsanız bizde yararlanırız. Ve sizin sayenizde okudugumuz eserlere farklı bir bakış kazanır, okumadıgımız bazı kitapları okuma istegi kazanabiliriz.
İlginç Yazan Zülfikar, Ocak 17, 2008
Değişik olmuş. İlginç olmuş. Okumak faydalı olabilir. Tebrikler
Yorum Yazın
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| İnsanlığın Geleceği için ... 2 |
| Diğer Yazıları |
| Rahmi Koç ve Sakal |
| Diğer Yazıları |
| Alevi Kardeşlerimizi Uyandıralım |
| Diğer Yazıları |
| Saraydan Kaçanlar |
| Diğer Yazıları |
| Ağlak Adam |
| Diğer Yazıları |
| Roj TV Yasağı Derhal Kaldırılsın |
| Diğer Yazılar |