| İçimizdeki Yılan Nasıl mı Çıkacak? |
|
|
| Yazar Filiz Konca | |
| Cuma, 28 Aralık 2007 | |
|
Hz. Mevlana mürşid kitap olan “Mesnevi” sinde şöyle bir hikaye anlatır: (2.cilt.Beyitler:1878-1910) At üstünde gelen bir akıllı, uyuyan birisinin ağzına bir yılanın girmek olduğunu gördü. O atlı gayret edip koştuysa da, yılanı kovmaya fırsat bulamadı. O işbilir adam pek akıllı olduğundan, hemen uyuyana birkaç topuz vurdu. Adam, topuzun acısından uyanınca bir ağacın altına sığındı. Oraya çürük elmalar dökülmüştü. Atlı, “Bu elmaları ye!” dedi. O kadar çok elma yedi ki, ağzından geri gelmeye başladı ve dertli dertli dedi ki, “Ey emir! Niye sebepsiz yere bana elma yedirerek cevrettin?” “Bana bir kızgınlığın varsa kılıcınla kes, kanım sana helal olsun. Sana rastlamam ne uğursuz saat. Ne mutlu seninle karşılaşmayana. Hiçbir suç ve günah olmadan dinsizler bile bu cefayı reva görmezler. Söylerken ağzımdan kan geliyor. Ey Allah’ım! Benim mükafatımı sen ver.” Ona beddua ediyor, atlı da onu ovada durmaksızın koşturuyordu. Atlı, elinde topuz rüzgar gibi o dertliyi düşe kalka kovalıyordu. Onun karnı tok ve uykunun verdiği gevşeklikten bedeni halsizdi. Ayakları ve yüzü yaralardan perişandı. Akşama kadar ağlaya sızlaya koştu. Nihayet safrası kalkıp kusmasına sebep oldu. İstifra ederek iyi kötü ne varsa içindekileri çıkardı. Bu arada o hain yılan da çıktı. Adamcağız içinden çıkan yılanı görünce, atlıya pek çok teşekkürler etti. O çirkin kara yılanın dehşeti ona bütün dertlerini unutturdu. Dedi ki, “Sen meğer rahmet Cebrail’i imişsin veya Hakk’ın bir velinimeti. Mübarek bir anmış ki seni gördüm. Ölüyken beni dirilttin. Sen beni bir anne gibi arayıp dururken, bense senden eşek gibi kaçıyordum.” “Eşek aptallığından kaçarken sahibi şevkatinden onun ardınca koşar. Ona yardımdan maksadı, kurdu, yırtıcı hayvanların parçalamasından korumak içindir. Ne devlet yüzünü görene veya her an senin semtinde olana.” “Senin için, bu aziz can feda olsun. Bense saçma sapan konuştum, küstahça davrandım. Ey efendi, ey şahlar şahı emir! O kötü sözleri bilgisizliğimden söyledim. Bu hale birazcık vakıf olsaydım bende böyle boş sözlerden bir eser olmazdı. Ey iyi huylu! Vaziyeti bana ima ile olsun anlatsaydın seni överdim. Fakat susarak dövdün. Dünyayı başıma karartıp dar ettin. Aklım başımdan gidip sersemledim. Bu sevda, bu kavga beni sarhoş etti. Ey iyi huylu! Manasız, delice sözlerimden dolayı beni affet!” Atlı dedi ki, “Eğer sana vaziyeti söyleseydim, korkudan ödün patlardı. Sana yılanı bildirseydim zehirden önce seni korku öldürürdü.” Mustafa (s.a.v.) buyurmuştur ki, -Sizde gizli olan düşmanı anlatsam yiğitlerin ödü patlar, akıllıların aklı mahvolur. Gönül levhasından niyaz parıltısı gidip oruç ve namaza kuvvet kalmazdı. Bunu bilen, kedinin pençesinde bir fare gibi olur, kurt görmüş kuzu gibi şaşırırdı..... Ehlullah şöyle der: “Hz. Mevlana bu hikayeyi anlatırken, adamın içindeki yılanı bilmesinin, onun için ne kadar korkulu bir hal olduğunu belirttikten sonra; bizim içimizdeki yılanın, şehvetin, nefs yılanının bilinmesinin bizim için ne kadar korkunç olacağını bize haber vermekte...” Yine Ehlullah şu örnekleri verir: “Hadis-i Şerifte Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur ki: “Eğer benim bildiğimi siz bilseydiniz mutlaka çok ağlar ve az gülerdiniz. Ebediyyen iştiha ile yemek yemezdiniz. Ebediyyen isteyerek su içmezdiniz. Ve gölgelenmek için bir çatı altına girmezdiniz. Ve göğüslerinizi dökerek dağlara, tepelere çıkar da nefislerinize ağlardınız” ... ...Orada uyumuş olan insan, İNSAN-I GAFİLDİR, ağzına giren yılan NEFS-İ EMMAREDİR. Emir süvari MÜRŞİD-İ KAMİLDİR, onu uykuda iken döğe döğe uyandırıp kırda bayırda koşdurması RİYAZET VE MÜCAHEDEDİR, yılanın çıkışı da salikin nefs-i emmareden KURTULMASIDIR.” Yorumlar (0)
![]() Yorum Yazın
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| İnsanlığın Geleceği İçin... 1 |
| Diğer Yazıları |
| Faizsiz Finans Caiz midir? |
| Diğer Yazıları |
| Alevi Kardeşlerimizi Uyandıralım |
| Diğer Yazıları |
| Sınav Koşusuna Dur De! |
| Diğer Yazıları |
| Bir Kupanın Öyküsü - 1 |
| Diğer Yazıları |
| Zorunlu Seçim |
| Diğer Yazıları |
| Sevdamızsın Ya Rasulallah |
| Diğer Yazılar |