|
Uzun zamandır gündemi fazlasıyla meşgul eden " Sınır Ötesi Operasyon " şimdi yerini tekrar yarım kalan " Türban " tartışmalarına bıraktı. Özellikle bugünlerde Milliyet Gazetesi'nde yayınlanan Türban Anketi, gündemi meşgul eden en önemli olay oldu. 2007-12-0518:37:48Yapılan anketin sonuçları ise şöyle; " Niçin Örtünüyor? " sorusuna verilen cevaba ankete katılanların %73'ü " Dinim gereği " derken bu oran 4 yıl öncesine nazaran %9,6 oranında arttı. Geri kalanların %4,6'sı " Alışkanlık " derken, %13,7'si " Gelenek ve Görenek ", %9,1'i " Bulunduğu Çevreye Uymak ", %2,9'u " Aile Büyüklerinin İsteği ", %2,7'si ise " Eşinin İsteği Üzerine " yanıtı verdi. " Gelenek ve Görenek " diyenler 4 yıl öncesine nazaran % 5,7 oranında düşüş gösterdi.
" Memurlar Başını Örtebilir mi? " sorusunda ise ciddi bir artış göze çarptı. " İsteyen başını örtebilir. " diyenlerin oranı 3 yıl öncesine nazaran % 16,3'lük bir artışla %78,9 oldu. " Memurlar başını örtmeli " diyenlerin oranı % 5,8 olurken, " Memurların Başı Açık Olmalı " diyenlerin oranı ise % 19,4 olmuştur. " Fikrim Yok " diyenler ise 5,9'da kendisine yer buldu. " Başörtüsü yerine neden Türban? " sorusuna verilen cevapların %68, " İslâm'ın Emirlerine Uyuyor " derken, " Siyasi Eğilim Göstergesi " diyenlerin oranı ise %14,9 olmuştur.
Üniversite'de Türban yasağına karşı çıkanların oranı son 4 yılda %75,5'ten %78'e yükselirken, " Eğitim için Türbanımı Çıkarabilir(im) " diyenlerin oranı ise %63,7 olarak görünüyor.
Türkiye'de örtünen kadınların %13,2'si evlendikten sonra örttüğünü belirtirken, %25'i " Yaş Kemale Erince " cevabını verdi. " Evlenmeden önce de örtülüydüm " diyenlerin oranı ise % 59,9 oranında seyrediyor.
Şimdi bu oranlara bakınca Türkiye gerçeğini bir kez daha görüyoruz. Ve halkın eskiye nazaran daha bilinçli, inancına daha sahip olduğunu görüyoruz. Türban'a siyasi bir bakış açısıyla bakanların oranı ise Lâiklerin dediği gibi artmamış, tam aksine azalmıştır. Üniversitelerde, YÖK'ün mantık dışı tutumları sebebiyle bir kangren haline gelen " Türban " buna karşın Üniversitelerin büyük çoğununluğunun desteğini kazanmış durumda. Türk halkı özgürlük ve demokrasi konusunda bir kez daha ders verirken, " Lâik " olarak adlandırılan tarafta ise KONDA Firması'nın yaptığı anketteki gerçeği yine - doğal olarak - kabullenmedi. Bu tabloyu gericiliğin ve yobazlığın arttığı şeklinde gösterdi.
Dün Kanal D Ana Haber Bülteni'nde Mehmet Ali Birand'ı, CNN Türk'te ise Ahmet Hakan'ın " Tarafsız Bölge " programını izledim. Mehmet Ali Birand bu anketle birlikte Anayasa'ya Türban Serbestliği Konusunu ele aldı. Ve " Türban için Ortamı Germeyin " diyerek yorumunu özetledi. Haklı. Neden? Çünkü; böyle antidemokratik kaosların ülkeye hiç bir fayda getirmeyeceğini biliyordu. Türban konusunun yıllardan beri süregelen çıkmazı ülkeyi her zaman gereksiz bir şekilde germiştir. Halkın %98 - 99'un Müslüman olduğu bir toplumda elbetteki " Türban " tartışmasının yapılması son derece mantıksız. Bu tür engellemelerin yapılması ise hem din özgürlüğüne hem de kişilik haklarına bir saldırı olduğu muhakkak. Bu yüzden gerilimlerin yerine fayda verecek eğilimlere yaklaşmak en güzeli.
Tarafsız Bölge'de ise Etyen Mahçupyan'ın yaklaşımını takdir ettim. Kendisi hiç bir şekilde şaşkınlık duymadı ve normal bir şekilde karşıladı. Bu anketten çıkan sonucu ise " Demokratik bir sonuç " olarak yorumladı. Mahçupyan halkın çoğunluğunun Müslüman olduğuna önemle vurgu yaptı. Ancak gelin görün ki bu yaklaşıma şiddetle karşı çıkan bir CHP'li Milletvekili vardı. Doğal olarak bu sonuca gericiliğin ve yobazlığın arttığını savundu. ve bu konuda KONDA firmasına bir hayli yüklendi.
Ahmet Hakan bugünkü yazısında ise Türban'la Başörtüsü arasındaki 12 farka temas etti. Başörtüsüne alışkanlık, modayla işi olmayan, politik vurgu yapmayan, ısrar etmeyen tarafı simgelerken, Türbanı ise modaya düşkün (Biz buna modern diyoruz), alışkanlıktan ziyade bilincin eseri olduğunu, politik vurgu yapan ve ısrarcı tutum sergileyen olarak niteledi.
Bendeniz ise bu olaya şöyle yaklaşıyorum.
Türkiye'deki Türban gerçeğinin önemi bir kez daha arttı. Halk bu anket sonucuna göre " Türban " a doğal ve modern olarak bakıyor. Üniversitelerimizde " Türban yasağı " saçmalığına karşılık gün geçtikçe artıyor. Tabii doğal olarak benim yüzdeki gülücükler de artıyor. Türbanlı kesimin demokrasiye verdiği önemle beraber eğitime de verdiği önem de dikkat çekiyor. Türban'ın din gereği olduğunu anlamayan Sözde Çağdaş Yobazlar ise bu gerçeği görmemekle beraber " Türban " meselesini kendi kafalarına göre siyasî platforma sokmuşlar bile. Ama anket gösteriyor ki halk Türban'ı " Siyasî bir eylem " için değil tam tersine inancının gereği olarak giydiğini gösteriyor. Yani sonuç Lâikler için koca bir " Foss " oluyor.
Türkiye Cumhuriyeti Lâik, Sosyal bir hukuk devletidir. Demokratik bir devlette din özgürlüğü muhakkaktır. Avrupa bile bu halimize gülüyor. Bizim sözde Çağdaşlar ise hâlâ " Siyasî " hikayesi anlatmaya devam ediyor. Üstüne üstük bir de Rejimi tehdit edeceğini söylüyorlar. " E yuh artık ". Daha neler. Eğer rejimimiz 40 cm'lik bir bez parçasıyla sona erecekse o zaman böyle bir rejimi biz daha niçin savunuyoruz ki? Yazık!..
|