Genckalem.OrG | Türkiye'nin Özgür Geleceği için...

Ölüye Rahmet Okumak Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 18
Kötüİyi 
Yazar Cüneyt Ünal   
Cumartesi, 03 Kasım 2007

Bir garip ülke olduk. İnsanlarımız artık o kadar unutkan olmuş ki bazı yerlerde la havle çekmekten kendimizi alamıyoruz. Ülkemizde meşhurların cenazeleri bir tuhaf olmaya başladı. Cenazelerin saygınlığına halel getirecek davranışlarda bulunmaya başladık.

Bunlardan bir tanesi cenazelerde alkışlama ve de slogan atma işidir. İslam dininde hiçbir zaman alkış tutmak yoktur. Özellikle sol kesimin cenazelerinde alkış tutmak sıradan bir şey olmaya başladı. Oysa cenazede mevtanın bu tür davranışlardan sıkıntı çektiği bazı kitaplarda zikredilmiştir. Sevdikleri adamın ölüsüne saygı duymayan onun ruhunun daralmasına sebep olan kişiler onu seviyor mu o da tartışılır.


Neyse mevzu bu değil? Meselemiz ölüye rahmet okumak ve de ölünün arkasından konuşmak. Peygamberimiz Sizden olan ölülerinizi hayırla yâd ediniz demiştir ki burada ölüleri hayırla yâd etmek gereklidir. Fakat bazı kesimler buradaki SİZDEN kısmını görmeden ölünün arkasından konuşmama işini de abartıyorlar. Mesela geçenlerde Ecevit, geçtiğimiz hafta da Erdal İnönü vefat ettiler. Biz bu insanların Müslümanlara ettiği eziyetleri anlattıkça bazı kimseler bizi eleştirmeye kalktılar. Tutturmuşlar, ölünün arkasından konuşulmaz sakızını, çiğneyip duruyorlar. Müslüman olan bir kimseyle fasık arasındaki farkı bilmeyen bu insanlara bazı gerçekleri anlatmak zor oluyor. Günahını alenen işleyen kimselerin arkasından konuşmak da gıybeti de caizdir. Bunu İmam-ı Gazali’nin kitaplarında okuyabilirsiniz. Şimdi kimse bu adamları bize melek diye yutturmaya kalkmasın. Vakit gazetesinde Erdal İnönü’nün yaptığı işler anlatılmıştı. Başörtü yasağı için başvuran İnönü hakkında konuşamayacak mıyız?PKK’yı ilk meclise sokan bir partinin genel başkanı hakkında konuşamayacak mıyız? 5 vakit namaz kıldığını görmediğimiz bir tek Cuma’sına şahit olmadığımız bu insanın arkasından bir şey söyleyemeyecek miyiz?

Madem laf edemeyeceğiz de Allah yüce kitabı Kuran’ da neden Firavun, Nemrut, Belam Bin Baura gibilerden bahsediyor. Ya da Peygamberimiz neden ölen bir kimse için 60 yıldır yuvarlanan taş cehenneme düştü demiştir. Hatta sahabelerin şehit oldu şehit oldu dediği bir kişi hakkında Peygamberimiz hayır o şehit olmamıştır, o kendi kavmi için savaştı, şehit olmadı demiştir. Günahkâr bir mümin ayrıdır ama fasıklar ayrıdır. Erdal İnönü ile Ecevit için günahkâr bir mümindir diyecek adamların alnını karışlarım. Şu kadına haddini bildirin diye kendini yırtması hala gözlerimin önünden gitmez. Bu ne türban düşmanlığıydı. Buna rağmen bazıları ne hikmetse bu adamı şehit mertebesine çıkardılar.

Hrant Dink öldüğünde ise Batman da bir dernek Hrant adına Yâsin okumuştu. Bu tür vakarlın olduğu bir ülkede ne hikmetse saygıyı Müslümanlardan çok Müslüman olmayanlar görüyor. Nerede görülmüş hıristıyan olduğu apaçık belli olan bir kimseye Yâsin okunması. Adamlara sorduk fıkhî deliliniz nedir diye cevap yok. Hakla batılı karıştırmaya ne kadar hevesli insanlar varmış. Dinle ilgili mevzular çocuk oyuncağı değildir. Peygamberimizin “Münafık kimselere “EFENDİ” demeyin Allah’ın sevmediği kişileri övdüğünüzden dolayı Allah’ın gadabını celbedersiniz” uyarısını görmezler mi bu adamlar. Kaldı ki Efendi kelimesinden daha kıymetli olan Yâsin suresini necisliği milyonlarca kez kanıtlanmış biri için okumaya kalkıyorlar.

Şahitim Ya Rab!Ne Ecevit ne de İnönü müslümandı, muvahhiddi tevhid eriydi..Namaz kıldıklarına dahi şahit olmadım. Biz inananlara çok baskı kurdular bizi sindirmeye kalktılar. Toprakları bol olsun ne diyelim.

Yorumlar (3)Add Comment
Size ne faydası var!
Yazan Zeynep B., Haziran 07, 2008
Ölenin arkasından konuşmanın size ne fadası var söylermisiniz! Kim olursa olsun ölen insanın arkasından konuşulmaz. Kendinize göre yorumlamayın. Peygamber Efendimiz'in Ebu Cehl'in arkasından konuştuğu kaç defa duyulmuştur. İnsanlara ibret olması için olaylar anlatılabilir ama kişinin ifşa edilmesi ne bizim anlattığımız şeye destek sağlar ne de bize birşey kazandırır. Ölen öldü, giden gitti. Eleştirmek yerine onlar için Allahtan af dilemeli ya da susmalı.. Söz gümüşse sükut altındır...

Kalpleri bilen yalnızca Allah'tır.. Ömrünü şerle geçirmiş bir insanın şuurlu olarak geçirdiği son 1 günü onun kurtuluşuna yeter.. Allah merhameti bol olandır.. Biz kul olarak haddimizi bilp kendimize bakmalıyız.. Kimsenin yaptığından biz sorumlu olmayacağız..

Allah Tealâ Kur'anda şöyle buyurmaktadır: 'Her kim zerre kadar bir iyilik işlerse karşılığını görecektir. Faydası kendinedir. Her kim de zerre kadar bir kötülük, şer işlerse karşılığını görecektir. Zararı kendinedir'.
zararı umuma olanın efkarı da umumda olur.. bu gıybet değildir..
Yazan s.f.o, Kasım 05, 2007
Öldüler..
Varacağımız yere bizden önce vardılar.. Cenaze namazlarını kılmadım zira ayet var münafığın namazı kılınamaz diye. Eğer araştırmayacak olsak Kur'an böyle bir ayetle emretmezdi, demek ki ölenin müminliği araştırılacak kadar önemlidir!

Hoşgörü ile enayiliği, saflık ile cahilliği birbirine karıştırdık.. bazı din bilmez yobazlar kendilerini Allah'tan daha merhametli sanıyorlar!

Son olarak cenazedeki alkışlara gelince:
Kişi yaşadığı hal üzere ölür, öldüğü hal üzere haşr olur.. bazıları alkışlarla uğurlanır bazıları tekbir ve dualarla, bunda garip olan bir şey yok.. binlerce kişi ellerinde mushaflar yasinlerle uğurlasaydı inönüyü o zaman garip olurdu işte..

Üstadın sözü aklıma geldi şimdi: zalimler için yaşasın cehennem..
Hoşgörü sahiplerine de şu ayeti hatırlatırım: Allah intikam alanların en hayırlısıdır..

yazara bu önemli konuyu buraya taşıdığı için teşekkürü bir borç bilirim.
Konuşurum
Yazan Savaş Aşık, Kasım 04, 2007
Nasıl yüzüne karşı konuşuyorsam öldükten sonra da konuşurum. Hatalarını sorgularım. Hiç acımam...

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote

busy
 
< Önceki   Sonraki >