Genckalem.OrG | Türkiye'nin Özgür Geleceği için...

El-Kaide Nasıl Ortaya Çıktı? Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 17
Kötüİyi 
Yazar Savaş Aşık   
Cuma, 28 Eylül 2007
Bugün gündemin en kilit noktalarında hiç şüphesiz bir terör örgütü yatmaktadır. El-Kaide...
 
Çıktı çıkmasına ama nasıl çıktığı nereden çıktığı bir türlü kesin ve net olarak bilinmiyor. Ve her daim insanların kafasında bir soru işareti bırakıyor. Usame Bin Ladin hakkında ise çeşitli görüşler, fikirler ortaya atıldı ancak bir türlü geniş ve kesin bilgilere ulaşılamadı. Hatta akraalarıyla bile görüşüldü ama onların bile net cevap veremedikleri ortaya çıktı.

Şimdi El-Kaide örgütünün nasıl ortaya çıktığını, Taliban yönetiminin nasıl ayakta durduğunu sizlere aktaracağım.
 
Sovyetler Birliği'nin Afganistan'a girmesinden önce Afganistan halkı Cumhuriyetle yönetilen bir devletti. Ancak gelin görün ki ülke yönetiminde bulunanların halkın isteklerine cevap vermemesi aksine komşusu bulunduğu Soyvet Rusya'ya göre hareket etmesi, çeşitli kamu görevlerine inançsız kişileri ataması ve yavaş yavaş bu insanlar arasında yolsuzlukların oluşmaya başlaması ve bunun sonucunda halkın ayaklanması ile şiddetlendi. Bu ayaklanmayı ise Devlet Başkanı Nur Muhammed Terakki kanlı bir şekilde binlerce Müslüman'ı katlederek bastırdı.
 
Nur Muhammed Terrakki diktatör yönetimine devam ettirdi. Sovyetler Birliği ile yeni dostluk anlaşmaları imzalaması ve güvenlik konusunda yavaş yavaş Komünist yönetime bırakmaya başlaması ise halkı yeni bir ayaklanmaya daha götürdü. Afganistan Demokratik Halk Partisi yeni bir darbe hazırlığına başladı ve Hafızullah Emin yönetimindeki darbeciler Nur Muhammed Terakki'yi indirerek idam ettiler. Komünist yönetimin üçüncü adamı Babrak Karmal ise Sovyetler Birliğine sürgün edildi. Hafızullah Emin ülke yönetiminin başına geçti geçmesine ama onunda ömrü uzun sürmedi. Rus ordusunun Afganistan’a davet edilmesini isteyen Moskova yönetimi, bu talebi reddeden Emin’i, Kabil’deki Lagman Sarayı’na yolladı ve bir gece sessiz bir şekilde Kabil yakınlarına inen 3000–4000 kişilik paraşütçü birliği ile kuşatıp hem kendisini hem de ailesini katletti. Hafızullah Emin’in sürgün ettiği Perçem lider Babrak Karmal, sürgünde iken devlet başkanlığını ilan etti. Komünist yönetim uyguladığı baskı politikasına rağmen kontrolü sağlamayamadı ve ülkedeki anarşi olaylarına karşı müdahale etmesi için Sovyetler Birliği’nden yardım talep etti. 27 Aralık 1979’da “Fırtına 333” harekatı ile Sovyet birlikleri Afganistan’a girdi. Tüm dünya radyo, televizyon ve gazeteleri Rusların Afganistan’a girdiğini ilan ediyorlardı. (1)
 
Sovyetler sürgün edilen Babrak Karmal'ı tekrar ülke yönetiminin başına geçirdi. Ancak Sovyetlerin yaptığı bu darbe sonucu çok sayıda Afganlı Pakistan ve İran'a sığındı.
 
Pakistan bu durum üzerine BM'ye ve İslam Konferansı Örgütü'ne başvurarak Afganistan'daki gelişmelerin sona ermesi ve Sovyet Ordularının geri çekilmesi talebinde bulunsa da bir sonuç alınamadı.
 
Ülkenin işgali Milli Direnişe yol açtı. 1980'de ülke içindeki bazı gruplar sovyet işgaline karşı birleştiler.Mücahit olarak adlandırılan güçlerin silahlı direnişi 1984'te yoğunlaştı.Afgan mücahitleri Sovyetler'e büyük kayıplar verdirdiler.
 
Mücahitlerin direnişleri, çevre ülkeler ve Batı dünyasını da harekete geçirdi. Çünkü, Afganistan'ın Sovyet kontroluna girmesi, onların, Hint Okyanusu'na ve keza İran üzerinden Basra Körfezi'ne çıkmalarına imkan vermekteydi. Bu durum, Batı ülkelerini olduğu kadar, İran, Çin ve Pakistan gibi çevre ülkelerini de tehdit eden bir durum yaratmaktaydı. Keza, dünyanın diğer süper gücü Amerika gelişmelerden en çok endişe duyan ülke idi. ABD, Sovyetler'in bu teşebbüsü üzerine SALT -II Antlaşmasını onaylamaktan vazgeçti ve 5 Ocak 1980'de bu ülkeye yaptığı tahıl ihracatını da durdurdu.Ayrıca Sovyet işgaline tepki olarak, ABD ve 70'e yakın ülke Moskova'da düzenlenen 1980 Yaz Olimpiyatları'na katılmadı.
Dolayısıyla Afganistan'ın işgali, dünyanın iki süper gücünü bir kere daha karşı karşıya getirdi. İşgal, mahalli olmaktan çıkıp bir dünya sorunu haline dönüştü. Fakat tüm bu gelişmelere rağmen Sovyetler, 1985 yılında Afganistan'daki askeri etkinliklerini daha da arttırma yoluna gittiler. Giderek artan Sovyet tehdidi ve etkinliği, Afgan mücahitlerinin direnişini ortadan kaldırmaya yetmedi.
 
Sonuç olarak bu savaşta kayıplar sivil ve asker karışık 2 Milyon'u geçti. Ve asıl şimdi Afganistan'ın durumu ciddileşmeye başladı.

1. http://afganistan.ihh.org.tr/tarih/kominist/koministdevrim.html
2. http://tr.wikipedia.org/wiki/Sovyet-Afgan_Sava%C5%9F%C4%B1

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote

busy
 
< Önceki   Sonraki >