| Irkçılığın Resmi |
|
|
|
Irkçılık, bir milletin başka milletlere karşı nefret beslemesiyle oluşan kaos ortamıdır. Irkçılık bir milletin daima kanayan yarasıdır ve her zaman milletler için bir baş belasıdır. Ve milletler arasında maalesef en ayırıcı etken olma özelliğine sahiptir. Kimi dinler sonucu oluşurken kimileri de kişi ve kurumların tutum ve davranışlarından kaynaklanıyor. Ancak gelin görün ki bu süreçler sadece Yahudilerde değil diğer dinlere sahip milletlerde de görülmekteydi. Hristiyanlık öz kimliğini kaybettikten sonra giderek Irkçılık propogandasına adapte olmaya başladı. Çoklu Tanrı inancını bir kenara iten Avrupa Hz. İsa (A.S)'nın getirdiği dini de kendilerine benzeterek giderek daha duygusal ve çıkarcı bir din haline getirdiler. Buna bağlı olarak Hristiyanlığın içinde de sürekli olarak çatışmalar sürdü. Katolik - Ortodoks çatışması yüzyıllar boyu sürdü. Bu uğurda milyonlarca insan katledildi. Skolastik ve köhne bir düşünce anlayışı içinde olan Avrupa, zencileri aşağı ırk olarak görüyordu ve onlara karşı sürekli baskılı bir tutum sergiliyorlardı. Papalar kendi çıkarları doğrultusunda bütün Avrupa'yı kullanırken yine ezilen halk oluyordu. İnsanlar arasındaki gelir farkı yavaş yavaş sınıf ayrımlarına da dönüşmeye başladı. Güçlü sürekli güçsüzü ezerken adalet " a " sı dahi ortalarda görülmüyordu. Cahil halkı kışkırtmak kolay olduğundan her alanda üstün olan Müslümanlara karşı da papa bu kozunu kullandı. Yapılan Haçlı Seferlerinin temelinde yatan Irkçılık gün geçtikçe daha da azgın hale gelmişti. Müslüman adı duydukları her yerde katliam yapmaya başladılar. Papa rahatlıkla sürebiliyordu halkı. Halkta salak misali her şeye inanıyordu. Ancak Avrupalıların asıl hedefi Türklerdi. Çünkü ; Türklerden Avrupa Hun Devleti döneminden beri çekiniyorlar! Sadece ırkçılık Avrupa'da değil Asya'da da sürmekteydi. Çinlilerin ezelden beri süren Türk düşmanlığı Mao döneminde 3 Milyon Müslüman Türkmen'in katledilmesiyle doruk noktasına ulaştı. Ateist bir insan olan Mao'nun yaptığı katliam hiç bir şekilde Avrupa kamuoyu tarafında gün yüzüne çıkartılmak istenmedi. Nitekim Komünist Rusya'nın içinde barındırdığı Türklere karşı ırkçı politikası izlemeleri hatta ve hatta içinde bulunan Hristiyan halka işkence yapmaları onları aşağılamaları ise ırkçılığın boyutunu gözler önüne sermekteydi. Son olarak Afganistan'ı işgal etmeleri ve oradaki Müslüman halkı katletmeleri sonucu oradaki bilinçli Müslüman nüfusunu erittiler ve El - Kaide'nin oluşmasına zemin hazırladılar. Daha sonra El -Kaide Müslüman olmayan diğer ırklara ırkçılık yapmaya başladı. Avrupalılar bunu da El-Kaide'yi hiç bir şekilde desteklemeyen Müslüman devletlerin üzerine yığdılar. "Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem de topraktandır." (Bezzar)
"Ey İnsanlar! Rabbiniz birdir. Dikkat ediniz. Hiç bir arabın arap olmayana, arap olmayanında araba, Hiçbir kızılderilinin, beyazın siyaha; siyahın da kızıl deriliye ve beyaza takvadan başka bir şeyle üstünlüğü yoktur. Şüphesiz Allah katında en değerliniz, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır." (Beyhaki) Bütün insanlar Âdem'in çocuklarıdır. Âdem de topraktan yaratılmıştır." (Tirmizi, Beyhaki, Ebu Davud)
Yorumlar (2)
![]() Türkiye Kanunlarında Irkçılık Yazan Zülfikar, Eylül 25, 2007
Türkiye'de anayasada geçen X. Kanun önünde eşitlik ilkesi gereğince kanun önünde yasaklanmıştır.
Madde 10 - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiç bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Bunun yanı sıra 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 122.maddesi "Ayrımcılık" başlığı altında şu düzenlemeyi getirmiştir; "Kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yaparak; a) Bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya bir hizmetin icrasını veya hizmetten yararlanılmasını engelleyen veya kişinin işe alınmasını veya alınmamasını yukarıda sayılan hâllerden birine bağlayan, b) Besin maddelerini vermeyen veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmayı reddeden, c) Kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen, Kimse hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.” Yorum Yazın
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| İnsanlığın Geleceği için ... 2 |
| Diğer Yazıları |
| Rahmi Koç ve Sakal |
| Diğer Yazıları |
| Alevi Kardeşlerimizi Uyandıralım |
| Diğer Yazıları |
| Saraydan Kaçanlar |
| Diğer Yazıları |
| Ağlak Adam |
| Diğer Yazıları |
| Roj TV Yasağı Derhal Kaldırılsın |
| Diğer Yazılar |