| Şirk |
|
|
| Yazar Filiz Konca | |
| Cumartesi, 08 Eylül 2007 | |
|
Günümüzde kendi istediği hayat tarzını dayatmaya kalkan zorbalar istediğini çok kolay bir şekilde yaptırabilir hale geldi. Hiç mukavemetle karşılaşmadan kendi gittiği yolu benimsetebiliyorlar. Onlar için Kur’an-ı Kerim ha inmiş ha inmemiş. Biz hayvanoğluyuz diyen Darwincilerin peşine büyük bir zevkle takılıyorlar. Oysa insanlık tarihi vahiy ile başladı. Bizi yokluk karanlıklarından çıkaran Rabbimiz yolumuzu da vahiyle aydınlattı. Bize sayısız nimetler verdi. Fani olanın değil Allah’ın rızasına göz diken yiğitler ise susmadı.
En’am Suresi:80,81: "Beni doğru yola ulaştırdığı halde Allah hak¬kında benimle mücâdele mi etmek istiyorsunuz? Ben sizin ona ortak koştuklarınızdan hiç korkmuyorum ancak Rabbimin dilediği şey hariç. Rabbimiz ilmiyle her şeyi ku-şatmıştır. Hiç düşünmez misiniz? Hakkında hiçbir delil indirmediği halde sizler Allah’a ortak koşmaktan korkmu¬yorsunuz da, ben sizin ortak koştuklarınızdan mı korkaca¬ğım? Eğer bilirseniz söyleyin, bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha lâyıktır?" İşte bugünkü İslâm dünyasının bu hale düşmesinin yasası¬ bu¬dur. Bu ümmet kitabıyla diyaloğunu kestiği için, kitabından işine gelenleri alıp işine gelmeyenleri terk ettiği için bu hale gelmiştir. Sizden kim bunu yaparsa, yâni kitabın bir kısmını kabul eder de bir kısmını reddetmeye kalkışırsa, -ya Rabbi sen bu işi bi¬lememişsin! Halbuki bu kitabın bir kısmını indirip, bir kısmını indir¬memeliydin-dercesine Allah’a akıl vermeye kalkışırcasına böyle ikilemli bir hayatın peşinde olanlar, bir bölümü kitap kaynaklı, ama geri kalan bölümü de başka şeyler kaynaklı bir hayata razı olanlar, hayatlarının sadece bir bölümüne Allah’ı karıştırıp geri kalan bö¬lümlerde başka İlahlar, başka Rabler bulanlar, işte bunu yapanlar için dünya hayatında rüsvalık var¬dır. Hepsi de rüsva olmuşlardır. İşte bizim halimiz, şu anda bu ümmet de iliklerine kadar bu rüsvalığı yaşamaktadır. Allah korusun işte vaziyetimiz. Herşeyimizle reziliz. Ekme¬ğimize sözümüz geçmiyor, yiyeceğimize sözümüz geçmiyor, şeh¬rimize sözümüz geçmiyor, okulumuza sözümüz geçmiyor, kuralı¬mıza, kai¬demize sözümüz geçmiyor, evlenmemize-boşanmamıza sözümüz geçmiyor, alacağımıza-vereceğimize, düğünümüze-derneğimize hiç bir şeyimize sözümüz geçmiyor. Tam rezillik işte. Bundan daha büyük bir rezillik ve rüsvalık olur mu? Tam re¬zil ve rüsva bir hayat. İnsan bu kadar şahsiyetini kaybetmez el¬bette ama Allah korusun işte bu hale gelmişiz. Ama iş bununla kalsaydı neyse. Yâni iş sadece bu dün¬yada re¬zil ve rüsva olmakla kalsaydı. Hayır iş bununla da bitmiyor. ‘Ahirette de onlar için azapların en kötüsü vardır’ diyor Rabbimiz. Kıyamet gü¬nünde onlar azabın en kötüsüne atılacaklar, reddolunacaklar. En şid¬detli azap, dayanılmaz bir azabın ötesinde yine dayanılmaz bir azap. Bilmediğimiz ama korunmak zorunda olduğumuz bir azap. Yâni düğünde toplumun hakim oluşu ya da hukukta Allah’tan başka birilerinin hakim oluşu veya hayatın bazı birimlerinde Allah’tan başkalarının söz sahibi oluşu o başkalarının Al¬lah oluşu mânâsına gelmemektedir. Ancak Allah’ın bir sıfatı bölünüp, parçalanıp bir başkalarına verilmesidir ki işte bu şirktir. İnsanlar zannediyorlarsa ki şu şu konularda Allah hayatımızda söz sahibi değildir. Bu konularda toplum, şu konularda moda, şu ko¬nularda devlet, şu konularda çevre söz sahibidir diye düşünmeye ve kabul etmeye başladınız mı, artık hayatınızda şirk başlamış demektir.” Nisa Suresi:48: “Gerçekten, Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.” Yorumlar (0)
![]() Yorum Yazın
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| İnsanlığın Geleceği İçin... 1 |
| Diğer Yazıları |
| Faizsiz Finans Caiz midir? |
| Diğer Yazıları |
| Alevi Kardeşlerimizi Uyandıralım |
| Diğer Yazıları |
| Sınav Koşusuna Dur De! |
| Diğer Yazıları |
| Bir Kupanın Öyküsü - 1 |
| Diğer Yazıları |
| Zorunlu Seçim |
| Diğer Yazıları |
| Sevdamızsın Ya Rasulallah |
| Diğer Yazılar |