|
Yazar Misafir Yazar
|
|
Pazar, 02 Eylül 2007 |
Doğan TacikayanSıkılgan ve kırılgan bir ruhtur geceyi bırakıpta güneşe gitmek isteyen. Oysa ne de güzel kapatmıştık bütün açıkları karanlıkla. Gerçeğin dibe vurduğu bir an düşünün. Üstelik yalanın, en çok bakışlarda yoğunlaştığı, birleştiği bir an. Öyle bir an ki zamanın bile yalan olduğunu gözle görebilecek kadar acı. Karanlığın bu kadar hızlı kaçışına karşın güneşin bu kadar uzun ömürlü olması acıyı yaratan belki. Yüze vuran yalan parıltının uzun ömrüdür, karanlığın çektiği acı belki de. Karanlığın acısı. Güneşin dansı. Oysa bu acıdan kurtulup dans etmeyi ne kadarda çok istemiştik. Bu da yalandı sanırım. Güneşi hiç görememiş bir çocuk olarak, gitmek isterim karanlıklar şehrine yeniden. Artık yalanlarınızı kapatacak karanlıkta yok ortada bakalım şimdi ne yapacaksınız. Günaydın.
|