Genckalem.OrG | Türkiye'nin Özgür Geleceği için...

Fransa Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 6
Kötüİyi 
Yazar Misafir Yazar   
Pazar, 02 Eylül 2007

Elif Alpay

Kapısından geçince başlar büyüsü aşkın başşehrinin...Biraz sizin çekingenliğiniz biraz Paris’in şımarıklığı ürkek gülümsetir...
Ama çabuk tutar elinizden fazla dayanmaz yüreği. Elysée serilir önce ayaklarınızın altına. Sağlı sollu onlarca cafe, bazen içeride yer kalmadığından, bazen sebepsiz, dışarıya taşmış yüzlerce insanın arasında yürürken hareketin ritmiyle hızlanıverir adımlarınız. Sonra vitrinler celbeder bakışlarınızı. Modanın kalp atışlarını duyurur size...

Gerçi  etiketler büyüyü bozmak için çabalar görünür gözünüze ama biraz dayanınca bu ikileme, gözünüz ilişince Eiffel’in tepesine etiketleri unuttuğunuzun farkına dahi varmazsınız.
Siz küçüldükçe büyür Eiffel. Yaklaştıkça adımlarınız inadına devasalaşır büyüklüğünü ispat etmeye çalışırcasına.
Sonra  kenarda ususl usul göz kırpan Seine Nehri okşar kalbinizi bir anda, Eiffel’in adını gölgede bırakmaya kararlı bir edayla.
Ünlü demir kuleden daha nazlı göründüğünden belki, belki de Eiffel’de aradığını bulamamanın verdiği  bir arayış içinde göze çarpan ilk güzel olduğundan, Seine ile meşgul olmaya başlar insan.
“Üzerimdeki onca göze rağmen,” gibi btimemiş nice cümleye istinaden kıskandığını bilseniz de Eiffel’in , kıyamazsınız Seine’yi bırakmaya, kıyısında yürümeye başlayınca...
Seine eşliğinde bir yürüyüşten sonra yorgunluğunuzu atmak için dönersiniz yeniden Eiffel’e, uzanıverirsiniz altındaki çimlere... Onun da gönlü kalmasın diye.
Meydana çıkıp da cam piramitleri görünce başka bir merakla artar yine hızınız... Mona Lisa bekliyor ne de olsa aşağıda... Müzede gezerken Da Vinci’yi okurken hayal ettiğiniz yerlerle karşılaştırmaktan da alıkoyamasınız kendinizi farkında olmadan...
Şaheserlerin eşlik ettiği uzun bir yer altı yürüyüşünden sonra yukarıda devam eder rüya yolculuk. Daha Notre Dame katedrali vardır sırada. Göz alıcı işlemeleriyle her gün binlercesini ağırlayan bu mabed gititğinizde sizi bekliyor olacaktır.
Fransız zerafetini fısıldayan binalar da yol boyu sürdürür sizle beraberliğini ince bir ev sahibi  gibi.
Hava kararmaya yüz tutup da ışıklar yanmaya başlayınca artar şehrin heyecanı. Işık şehir(Ville de Lumière)  der kimileri Paris’e. Eiffel her yerden görünmek istercesine ışıldar. Champs Elysée ayrı bir zevk verir insana. Paris, Fransa demektir aslında ; Fransa Paris, anlar insan yollar uzadıkça...
Eğer doyasıya eğlenmeyi seviyorsanız ertesi  gününüz de DisneyLand ile randevulu demektir ve arkadan gelen günler daha nice görülmeyi bekleyen sanat eseriyle.
Sartre’lerle, Balzac’larla, Oscar Wilde’larla doludur bu şehir.
Gitme vakti geldiğinde kendini alamaz insan  mutluluk dolu kalbinin bir köşesinin hüzünle dolmasından...
Ama herşeye rağmen  gönül rahatlığıyla ayrılabilirisniz artık bu şehirden.
Çünkü;  aşka dairler kuşatmıştır artık sizi. Aynı ben gibi...

Yorumlar (11)Add Comment
Takdir ama eksik
Yazan Abdullah Medine, Eylül 02, 2007
Bence güzel bir yazı, ama eksikleri var tabi. sonuçta amatör bir kalem, daha katedilecek yol var. Ama bence başlangıç güzel. Devamı gelir inşallah.
Birbirine Balıkçı Düğümü ile Perçinlenmiş Cümlelerle Fransa
Yazan Uğur, Eylül 02, 2007
Yani bir gezi yazısı ancak bu kadar şairane yazılabilir, içimizde ne edebi ruhlu insanlar var ama farkında değiliz.Biz sadece göz önünde olanların peşinde koşuyoruz.Edebi eserleri, markaya göre alıyoruz.Kıyası ödüllere göre yapıyoruz. Nobel ödüllü yazarımız Orhan Yamuk'un bir kitabının içince geçen bir cümle "İmam ikindi namazı saatinde , minarenin balkonuna çıkıp ezan okudu".Sizce bu cümle nobellik bi yazarın cümlesi olmalı mı?İşin kısası , tüm içtenliğimle söylemeliyim ki piyasadaki yazarların çoğundan daha sağlam cümlelerle donatılmış , daha akıcı ,daha sadec bir yazı.Edebi ruh taşıyor.Yani Fransayı,Parisi okumuyorsunuz, yaşıyorsunuz.Kendisini tebrikten çok , bu yazıyı yazdığı için ona teşekkür etmeliyiz.Keşke herkes de bu bilinç ve yetenek olsa...
yazı okuğumda benı sanki fransaydaymısın gibi hissettirdi.bir film seriti olusturdu gozumde.oyle sıcak bir dili var kı kısacık bır yazıda bile içimizi ıstıyor.ileride adından soz ettire
Yazan Mustafa, Eylül 02, 2007
yazıyı okuğumda benı sanki fransaydaymısın gibi hissettirdi.
oyle sıcak bir dili var kı kısacık bır yazıda bile içimizi ıstıyor.
ileride adından soz ettirecek bir yazar olacak bence elif.
çok guzel devamını merakla beklıyorum.
Zaman Çabuk Geçiyor
Yazan M. Gündüz, Eylül 02, 2007
yazarı yakından tanıyan birisi olarak kendimi Paris'te geziyor gibi hissettim. ilk başlarda bir özenti sezinledim o kültüre karşı. ama yazarı yakından tanıdığım için böyle bir özentinin mümkün olmayacağını biliyordum. yeni neslin en çok bu yönünü seviyorum. güzele güzel olduğu için değer veriyorlar bir ideolojiye ait olduğu için değil. işte dünyanın ihtiyacı olan düşünce tarzı bence bu. hakedene hakettiği kadar değer vermek. yüzyılların değeri paris de bu değeri hakettiğini değerli yazarın dilinden ispatlar gibi. yorumlardan bir tanesinde "elif hayatında başarılar dilerim pes etme senin ünlü yazarlardan ne farkın var" cümlesi gözüme çarpıyor ve düşünmeden edemiyorum. insanlar olarak hepimiz aynı hammedelerin eseriyiz. bizi farklı kılan ise önümüze çıkan fırsatlar karşısındaki cesaretimiz. ve ben bu cesareti, özgüveni yazarın tüm hücrelerinde görebiliyorum... yeni yazılarını dolayısı ile yeni duygu yoğunluklarını dört gözle bekliyoruz...
YAZAR MEĞER FRANSAYA GİTMİŞ ÖZÜR DİLERİMMMM.
Yazan E m r a h , Eylül 02, 2007
öncelikle yazarla konuştum bana fransaya gittiğini birçok eser okuyup izlediğini söyledi.heyecanlı olmasının nedeni buymuş meğer yazara tavsiyem kim ne derse desin yazarliğa devam et insanoğlu zirveye odaklanmayıp önündeki engellerden dolayı oturup ağlasaydı bugün birçok şeyden mahrum kalırdık elif hayatında başarılar dilerim pes etme senin ünlü yazarlardan ne farkın var kaldı ki fazlan bile var herkese selam
Geleceğin Yazarına
Yazan Kürşat, Eylül 02, 2007
elif gene yaptı yapacagını ve mükemmel yazısıyla parisi iyice cazibeli hale getirdi valla ne diyelim heralde bu yazıdan sonra parise gideriz fransa zengin olcak hadi hayırlısı cok guzel olmus yazıların devamı gelsin inşallah
Çok derin ve güzel bir anlatım.Tebrik Ederim
Yazan Emre Yılmaz, Eylül 02, 2007
Güzel bir şehre bu kadar derin anlamları da yerleştirebilmeyi başarmak, gerçekten sevda yüklü bir insana aittir sanırım. Bir "Sevda Masalı" gibi anlattığın bu şehri gerçekten merak etmeye başladım. Gittiğin şehirlerde umarım hep güzelliklerle karşılaşır ve sevda masalları yazmaya devam edersin... Ve bir gün umarım gerçek aşk ta, kuşatır seni... Başarılarının devamını dilerim... Sevgi ve Saygılarımla
Çok Güzel
Yazan Zübeyde Tozlu, Eylül 02, 2007
Tek kelime ile süper olmuş. Başarılar... ... ... ... ... ... ...
Olayı Yaşamak
Yazan Nafile, Eylül 02, 2007
Anlatılan olay, yazılırken tekrar yaşanıyor gibi. Sanki yazı aralarında gözlerini kapayıp orayı hayal ederek yazılmış havası var. Az laf çok iş uygulaması gibi olmuş. Ve konu güzel ve çok emek harcanmış... yalnız kullanılan kelimeler, kendilerine yüklenen man'aların derinliğinden ötürü pekiştirilmiş ve bu durum yer yer anlatımda akışı bozabilmekte...
Birde şöyle bir durum göze çarpıyor; aşkın başşehri sıfatı yükleniyor fransaya, yalnız bu özelliği bir daha konu edilmiyor denebilir...
Yazının Kalitesi ve Yazarın Kalitesi
Yazan Ömer, Eylül 02, 2007
Yazının kalitesi yazarın kalitesine daha ulaşmamaş. çok emek var. az kelimeyle çok manalar verilmiş cümleler özenle seçilmiş. Yazar satır arasındaki coşkunluğunu yazı üzerinde gösteriyor. duygu tenceresinde pişirilimiş aş gibi anlatmış Parisi fransayı...
Fransa Sadece bunlardan değil
Yazan Ziyaretçi, Eylül 02, 2007
Aynı zamanda başka bir çok şeyden ibarettir. Mesela Fransa da bir masa vardır , yahya kemalin masasıdır bu? Yahya Kemal fransa da iken hep o masada otururmuş.
Ayrıca Fransa sadece Paris Değilki. Marsilya yı gören var mı?
Bence yazının başlığı PARİS olsaydı daha doğru olurdu.

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote

busy
 
< Önceki   Sonraki >