| Çocuk ve Adam |
|
|
| Yazar Misafir Yazar | |
| Pazar, 02 Eylül 2007 | |
Eylül Ö. BekmezciBir gün bir patikada küçük bir çocuk durmaksızın yürüyormuş. Aklında hiçbir şey olmadan,tamamen duygularıyla;sadece kendisini güzel yerlere götüren yolun,hayvanların,doğanın,güneşin yakıcılığının ve enerjisinin bedenindeki akislerini hissedebilmek için çıkmış dışarı…Doğanın hayattaki yansımasını görmek, hayvanların saf dünyalarındaki yaşamı anlayabilmek, bu muhteşem sanat eserlerine perdesiz bir şekilde bakabilmek için…Ağaçların esen rüzgarla birlikte çıkardıkları o sakinleştirici hışırtıları çocuğun kulağına bir ninni gibi geliyormuş.Bu ninnilerle ahenk içerisinde kuşların özgürce uçmaları ne kadar hoşuna gidiyormuş çocuğun.Bakmış, bakmış, durmadan bakmış. Küçücük yaşına rağmen duygulanmış,o bebek gözlerinden tatlı gözyaşları akmış.Ama acıdan değil ya herhalde; sevinçten…belki de aşktan, kim bilir daha güzel olan nelerden…bütün bunlar;ona zevk veren, gözlerini tatlı yaşlarla doldurup cilalayan ve ona sadece koşulsuz aşkı veren bütün güzellikler için içi sevgiyle dolmuş; küçücük yaşına rağmen… Bu güzellikler karşısında içi tatlılıkla dolarken biri dokunuvermiş omzuna.Bu dokunuşla çocuk irkilmiş;onu bu güzelliklerden sıyıveren de kimmiş diye dönmüş,bakmış.Döndüğünde otuzunu aşmamış genç bir adam görmüş.Ama tanıyamamış ve çekingen bir sesle; “Sen kimsin?” diye sormuş çocuk. -Beni bundan sonra yoldaşın olarak görebilirsin,demiş genç adam.Çocuk buna hem şaşırmış hem sevinmiş.
Çocuk çok şaşırmış,demiş ki; “Ama böyle derenin pis olacağını sanmıyorum. Olsa bile sırf seyretmek için gidelim.” -Hayır, zamanımız yok, demiş adam ve çocuğu elinden tutarak sürüklemiş. Sonunda çocuk da hemfikir olmuş adamla. “Haklısın.”demiş; -Ya ne yapılır, diye sormuş çocuk gözlerini hayretle açarak. Çocuk inatla; “Sevsem ne olur ki!”demiş. -Güzelliklere yakınlaşmana gerek yok, çocuk.Onlar zaten varlar ve bırak öyle kalsınlar. Sen önce bu güzelliklere nasıl yaklaşacağını öğren; hayır,hatta hangisine yaklaşıp hangisine yaklaşmayacağını… -Ben onu gayet iyi biliyorum, demiş çocuk sinirlenerek. Ben bir kurdu sevemeyeceğimi biliyorum. Ama söylesene bana,derenin ne zararı var? -Elbette sevmem, çünkü hasta eder. Genç adam gidiyordu.arkasına bile bakmadan gidiyordu.Şimdi yolda karşılaşacağı,hayatlarına mantığı sokacağı bir sürü çocuk vardı. Hepsinin koşulsuz sevgisini alıp mantığı sokacaktı hayatlarına ve onunla birlikte artık gerçek hayat başlayacaktı.En büyük hayat…Günahlarla,kıskançlıklarla,cimriliklerle,korkularla dolu bir yaşam…Şimdi herkesi bunlar bekliyordu:Kaçınılmaz ve sıradan yaşam… Yorumlar (0)
![]() Yorum Yazın
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| İnsanlığın Geleceği İçin... 1 |
| Diğer Yazıları |
| Faizsiz Finans Caiz midir? |
| Diğer Yazıları |
| Alevi Kardeşlerimizi Uyandıralım |
| Diğer Yazıları |
| Sınav Koşusuna Dur De! |
| Diğer Yazıları |
| Bir Kupanın Öyküsü - 1 |
| Diğer Yazıları |
| Zorunlu Seçim |
| Diğer Yazıları |
| Sevdamızsın Ya Rasulallah |
| Diğer Yazılar |