|
Yazar Misafir Yazar
|
|
Pazar, 02 Eylül 2007 |
|
Filiz Yıldırım İmkansız gibi görünür mutluluk hatta elimizi uzattığımızda tutabileceğimiz kadar yakınımızda olduğu zamanlarda bile. Mutsuz olmamızı gerektirecek bir sürü bahanemiz vardır hep cebimizde. O adam, o arkadaş, iş, aşk, aile istemediğimiz kadar sebep bulabiliriz. Ama problemlerimizi, sorunlarımızı insanlara yüklemek bize durağanlıktan başka bir şey getirmez.
Hayatımız boyunca mutlu olmayı bekleyen bir türlü mutluluğa erişemeyen insancıklar olarak sürünüp gideriz. Mutluluğu yakalamanın tek yolu mutsuzluğumuzun sebebi olarak kendimizi görmemizdir. İnsanlar düşündüğümüz kadar hayatımızdadır. Çoğu zaman bile bile kapılırız mutsuzluk adasına giden gemilere. Boş kalmaktansa belki rotasını değiştirir umuduyla sürüklenip gideriz. Bunun olmayacağını bile bile. Evet hayatımızda ki her şeyi aslında bile isteye yapıyoruz. Gerçeklerle hayaller arasındaki çizgiyi gözden kaçırmamak gerek. Evet hayal kurmak harika bir duygu ama hayallerle tatmin olmak mutsuzluğa koca bir adım. Bir yazarın dediği gibi “mutluluğa giden yol yoktur”. Çünkü mutluluğun kendisi yoldur. Şuan yaşadığımız saniyelerde gizli mutluluk yarında değil, güzel bir aşkta değil, iyi bir iş ya da güzel dostluklarda değil. Baktığımız her yerde bize gülümsüyor. Yeter ki gözlerimiz boy ölçümüzde bakabilsin hayata.
|