|
Siz Temsil Edildiğinize İnanıyor musunuz? |
|
|
|
Yazar Misafir Yazar
|
|
Pazar, 02 Eylül 2007 |
|
Fatih Bekir Hiç dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama;benim bir hayli dikkatimi çeken bir olay var. Millet vekillerinin partileri içinde ve meclis içindeki faaliyetlerini bir gözden geçirin. gözlem sürecinde gözden kaçırmayacağınız bir gerçekle karşı karşıya kalacaksınız. Peki nedir bu gerçek? Yapılan konuşmalarda konuşmacı olarak kürsüye çıkan vekillerimizin hep aynı kişiler olduğu gerçeğidir bu. Bakınız ak partinin mecliste, milletin vekili olarak seçilen tam 352 kişisi var. Fakat ne gariptir ki bizim adımıza konuşan vekil sayısı ak parti grubunda benim gözlemlediğim kadarıyla dört beş kişiyi geçmez.
Bu durum sadece akp için geçerli değildir;bütün partiler için aynı şeyi söylemek mümkün. İşte ben soruyorum nerde Allah aşkına bu diğer vekiller ne iş yaparlar evlerinde televizyonun başından siyasi gündemi takip ederek mi temsil ediyolar bu yüce halkı. Bu belki uç bir yaklaşım oldu ama ben şunada katılmıyorum meclise gelip sadece sunulan tekliflere parmak kaldırmakla da halkı temsil görevini yerine getirmiş sayılmazlar, vekiller. Şahsen benim yakından tanımış olduğum bir vekil var kendisi Çankırı milletvekilidir. İnanın bana 2002 seçimlerinden bu yana o şahsın ismini sadece meclis yoklamalarında duydum ama suretini görmek ne yazık ki nasip olmadı. Peki vekilleri böyle bir antisosyal duruma düşüren sebep veya sebepler nelerdir. İşte bu antisosyalliğin altında yatan ana sebep hiç şüphesiz eğitim eksikliği ve dolayısıyla yetersiz sosyalleşmedir. Meclisteki vekillerimizin çoğunun bırakın yüksekokul okumayı lise dahi okumayanının olduğu su götürmez bir gerçektir. Böyle bir eğitim potansiyeline sahip meclis halkımızı ne denli temsil edebilir ki. . . Ben şahsım adıma temsil edildiğime kesinlikle inanmıyorum. Peki ne yapılması lazım,yapılması gerekeni az çok siz de yazının gidişatından anlamışsınızdır. Evet ülkemizin kesinlikle iyi bir eğitimden geçmiş ve gerektiği şekilde sosyalleşmiş vekillere ihtiyacı vardır. Tabiki bu eğitimden kastım kesinlikle en az bir yüksekokul mezuniyetidir. Aslında tam da burda akıllara bir soru işareti de gelmiyo değil. Bu soru işareti de şudur: Vekillerinin tamamı yüksek okul mezunu olan bir ülkede halktan kopuk elit bir vekillik sistemi getirmiş olur muyuz? Bana sorarsanız böyle bir vekillik sistemi ülkemize faydadan başka hiçbir şey getirmez. Vekillerimizinde halktan kopuk bir siyaset güdeceklerini hiç sanmıyorum. Fakat bu konuda sizlerin yorumlarını da merak etmiyo değilim. Ülkemizi gerek içerde gerekse sınır ötesinde temsil edecek olan vekillerimizin yükseköğrenim görmesini istiyorum. temsil edilenler ve temsil edenleri seçenler olarak bunu istemek en doğal hakkımız olsa gerek. 82 Anayasasında Cumhurbaşkanı seçilebilmek için en az yüksekokul şartı aranırken aynı anayasamızda milletvekilleri için en az ilkokul şartı aranmıştır. Ülke siyasetindeki aktiflikleri karşılaştırılırsa çok açık bir tezata ulaşmak zor olmayacaktır. Cumhurbaşkanımız için yüksekokul şartının aranmasına hiçbir şekilde itirazım yok olamaz da bu konuda herhangi bir yanlış anlamaya mahal vermek istemiyorum. Ama şunu da net söylüyorum içinde bulunduğumuz parlementer sistem yapısından dolayı vekillerimizin cumhurbaşkanından daha dolu olması gerekir.
|