Genckalem.OrG | Türkiye'nin Özgür Geleceği için...

Vay Ben Neler Gördüm
Üye Değerlendirme: / 3
Yazar Sunusi F. Onay   

Yaşım 32, yani pek yaşlı sayılmam, hele tecrübe aktaracak kadar hiç.. Ama zaman öylesine hızlı akıyor ki benim yaşımdaki adam bile yaşıtlarına ya da kendinden küçüklere bazı şeyleri hatırlatma ihtiyacını hissedebiliyor.

 

 Bizler kartuşlu ototeyp yıllarında doğduk ve walkman'in saltanatının en şaşaalı dönemine rast geldik. Henüz dijital devrim olmadığından ne bilgisayar ne cd bilmezdik (video oyunları hariç) dolayısıyla mp3 yerine kasetlerle idare ederdik. Gamewatch oynayıp, 90lık kasetleri sevdiğimiz şarkılarla doldururken özel radyolarla ve televizyonlarla tanıştık.

 

Evet, haftanın bir günü yerli film, öbür gün western izleyebilmek için tv başında beklerdik, ama kalite vardı. Yeni kanallar açılınca önce hudutsuz bir çıplaklıkla tanıştık, gece jimnastikleri, kırmızı noktalar, striptiz şovları derken, gece televizyon izlemek isteyen adama sapık muamelesi yapılmaya başlandı. Sonra tartışma programları ve reality showlarla tanıştık, kişilerin kişilere ağızlarının paylarını dağıtma azimlerine şaşırdık.

 
Ne Yaptığımızı Zannediyoruz?
Üye Değerlendirme: / 1
Yazar Filiz Konca   
Hz. Peygamber (s.a) şöyle demiştir:  "Sizden biriniz, şehevî arzularına, benim getirdiğim Hak yol önünde boyun eğdirmedikçe mümin olduğunu iddia edemez." Nefse acı gelen gerçeklere, kalp ve ruhun bayram ettiği Hak ve hakikatlere bir göz atalım:  Nisa:65. “Hayır; Rabb'ine andolsun ki, aralarında çekiş­tikleri şeylerde seni hakem tayin edip, sonra senin verdiğin hükmü içlerinde bir sıkıntı duymadan tamamen kabul et­medikçe inanmış olmazlar.”
 
Uslu Bebek
Üye Değerlendirme: / 3
Yazar Emre Kundakçı   

Başımın üstü acıyor anne. Anne ne olur duy beni, bak işte tam burası acıyor. Bak gösteriyorum, işte burası. Ne olur duy beni. Anne sen işe gidince ben çok yaramazlık yapıyorum. Aysel teyzeyi çok üzüyorum. Mesela Aysel teyze çabucak büyümemi istiyor,  bana kocaman kaşıklarla yemek yediriyor ama ben onların hepsini yutamıyorum, tükürüyorum. Küçücük boğazımdan geçmiyor hepsi, beceremiyorum anne. Ben beceriksizim anne, Aysel teyzenin suçu yok.  Sonra Aysel teyze yemeği beğenmedim sanıyor, önce bana biraz bağırıyor, sonra küsüp gidiyor. Saatlerce gelmiyor yanıma, tek başıma burada kalıyorum. Onu çok üzüyorum anne. Onu o kadar kızdırıyorum ki çok ağlasam bile yanıma gelmiyor, uzaktan bakıyor, gözlerini kocaman yapıp bana sus diyor.  

 
Hadislerle Berat Kandili
Üye Değerlendirme: / 0
Yazar Misafir Yazar   

Can Yılmaz

Ebu Hüreyre Radıyallahu And’dan rivayet edildiğine göre: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimiz şöyle buyurmuştur:
—“Şaban ayının on beşinci gecesinin ilk vaktinde Cebrail (a.s) bana geldi; şöyle dedi:
—“Ya Muhammed, başını semaya kaldır. Sordum.
—“Bu gece nasıl bir gecedir? Şöyle anlattı:
—“Bu gece, Allah-u Teala, rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar. Kendisine şirk koşmayanların hemen herkesi bağışlar. Meğer ki, bağışlayacağı kimseler büyücü, kahin, devamlı şarap içen, faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olsun. Bu kimseler tövbe edinceye kadar, Allah-u Teala onları bağışlamaz.

 
İstanbul Hatırası
Üye Değerlendirme: / 0
Yazar Genckalem   

Ekran Görüntüsü

Güzel İstanbul'un güzel resimlerini paylaşıyoruz.
İsterseniz sizlerde katkıda bulunabilir, digital kameranızla çektiğiniz fotoğraflarınızı meraklılarıyla paylaşabilirsiniz. Kendi çektiğiniz istanbul resimlerini burada yayınlamak isterseniz,
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır    adresine talep  e-postası gönderiniz.  

 

CANIM İSTANBUL

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

 GALERIYE GIT

 
İş Dünyası ve Gelişmesi
Üye Değerlendirme: / 4
Yazar Mustafa Kont   

İki yıla yakındır içinde bulunduğum iş dünyasından biraz bahsetmek belki bir kaç udak tespit yapmak için yeterli bir süre olabilir. Bu sebeple biraz tecrübe aktarımında bulunmak istedim.

Eyvah ülkem. Bu kadar genç nüfus ama bir hiçle uğraşan milyonlarca kalabalık. Hedefsiz gayesiz kitleler. Herkesin derdi üç kuruş para olmuş, kefenin cebini doldurmak derdine düşmüş millet. Bir çuvalla parası olanlar birşeyler yapıyor birde idealleri olanlar.

İş dünyası o kadar kısır bir döngüye girmiş ki, üretkenlik yok denilebilir. Nasıl üretsin ki insanlar, sabahtan akşama kadar Excel Word ile uğraşmaktan, basit bir programın 10 saniyede yapacağı işe saatlerini sarfetmekten üretmeye vakit kalmıyor ki.

En basit raporlar bile, ülkemin karizma şirketlerinde hala insan eliyle hazırlanıyor. Halbuki 2000 YTL verip bir üniversite öğrencisine bile yazdırılabilecek bir raporla ne kadar zaman kazanılabilir tahmin edemezsiniz.

 
Vatan Millet Edebiyatında Son Perde - 5
Üye Değerlendirme: / 2
Yazar Savaş Aşık   

Ali Gaffar Okkan suikasti
 
Evet. Şimdi bazıları " Ne âlâkâ " diyecek ama olayın detaylarına inince işin gerçeğine ulaşılacaktır.
 
Ali Gaffar Okkan, Diyarbakır İl Emniyet Müdürü olduğu zamanlarda Diyarbakır'ı asayiş bakımından son derece güvenli bir hâle getirmişti. Öyle ki; yöre halkı Gaffar Okkan'la bütünleşmiş ve bütün olumsuzluklara karşı birlik ve beraberlik içerisinde hareket ediyordu. Hatta bu sebepten dolayı Galatasaray - Antalyaspor Türkiye Kupası final maçı da burada oynanmıştı. Ali Gaffar Okkan'ın bu başarıları oradaki otoritesini kuvvetlendirirken olası olumsuzluklara da engel oluyordu. Bu durum oradaki PKK güçlerini rahatsız ediyor ve rahat hareket edememelerine sebebiyet veriyordu. Doğal olarak uyuşturucu, silâh ve kaçak insan ticaretine de darbe vuruluyordu. Hani haberlerde duyuyoruz yaa! " Ergenekon PKK'ya destek veriyor ". İşte bu söylenen şey tam bu noktada devreye giriyor.
 

 
Dünya Bir Leştir
Üye Değerlendirme: / 6
Yazar Misafir Yazar   

Can Yılmaz    Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır ]

Bir zamanlar Anadolumuzda evliyalar ne kadar da çoktu. Sapmış kitlelerin amaçlarını amacımız yapana kadar. Ne oldu peki. Nasılda değerlerimizden vazgeçiverdik. Gerçek ilim yuvalarını nasıl da kapatıverdik. Bu kadar kolaymıydı? Tek dişi kalmış canavar için mi verildi bize bu hayat, bu can, bu kainat. Bu muydu herşey yani? Yüreğimiz ne de küçülmüş. Aklımız buluğa bile ermemiş. Ruhumuz çoktan ölmüş gitmiş. Çağdaşlık denilen şey bize yeter olmuş. Neyse ki mutsuzuz. Hastanın hastalığa tepkisi sürüyor hiç olmazsa. Demek ki Allah aşkı olmadan yaşanacak bir hayatı kanıksayamıyoruz ve tepki veriyoruz. Bize yol olarak neler gösterildi böyle? Ya sıratı müstakim? Asıl yolumuz değil miydi bizim? Hak ve hakikatlere karşı bu duyarsızlığın sonu nereye varır? Biz dünya bineğine binerken o bize biner oldu. Biz nefsimize binerken o bize biner oldu. İyi mi oldu yani. Dünyaya aşk ile bağlandık kaldık. Hak yolunun düşmanlarına karşı neler yapıyoruz söyler misiniz.

 
Ergenekon İddianamesi Üzerine
Üye Değerlendirme: / 7
Yazar Cüneyt Ünal   

Ergenekon iddianamesinin ilk yüz elli sayfasını şöyle biz hızlıca okudum. Daha geride 2300 sayfa var. Hepsini okumak mümkün olmadı. Vakit buldukça okumaya çalışıyorum. Lakin ilk okuduğum yerlerde kafama yatmayan yerler var. Biz daha ciddi meseleler beklerken o bunu aramış şöyle şöyle demiş, bu bunu aramış böyle böyle demiş üzerine pek çok mülahazalar var. Bence ilk yüz elli sayfada çok gereksiz alıntılar var. Belki ileride savcı beyin işine yarayan deliller olabilir diye düşünüp ileri ki sayfalara geçiyorum ama pek bir ilişikte kuramadım.

            Bu iddianamede ne işi var dediğimiz olaylardan bazıları şunlar. Öyle ya Türkiye’yi parmağında oynattığı iddia edilen bir örgütten bahsediyoruz. Fakat bu örgütün çevirdiği dolaplar anlatılırken karşımıza beklenmedik vakalar çıkıyor. Bir örnek verelim. Kemal Alemdaroğlu eski Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer’e hakaret etmiş. Şimdi bu nasıl delil olabiliyor anlayamadım. Oysa Ahmet Nejdet Sezer Cumhuriyet mitinglerinin başaktörleri arasındaydı. Ergenekon’da mitinglerin baş aktörleri arasındaydı. Şimdi eski cumhurbaşkanına da Ergenekoncu diyorlar bazıları. Şimdi burada çelişkili bir durum var. Kemal Alemdaroğlu Ergenekoncu ise Sezer neci? Sayın Sezer Ergenekoncu ise Kemal Alemdaroğlu neci. Aynı saftaki iki insandan birisi diğerine ne diye hakaret etsin?

 

İSTATİSTİK

Üyeler: 93
Haberler: 309
Web Bağlantıları: 17
Ziyaretçiler: 250512

BAĞLI KULLANICILAR

Şuanda 1 misafir bağlı